İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zvyagintsev’in Hüzünlü Çocukları

1 2 3 4

Yaşadığımız günlerin havasını Andrey Zvyagintsev filmlerine benzetiyorum. İçimizin rengi, dokusu ve insan azlığı bakımından benzeştiği görüşündeyim.

Rusya’nın soğukluğuna yaraşan bir tarihte 6 Şubat 1964 yılında doğan Zvyagintsev, az ama öz çektiği filmleriyle mıh gibi çakılacağımız bir dünya yaratıyor. Buruk bir umutsuzluk duygusunun üzerimize çöreklendiği filmleriyle aile olmaya, düzeltiyorum olamamaya ve sosyal çürümeye değinmekten geri durmuyor. Zvyagintsev sinemasında çocukların yeri, özellikle sevgisiz kalmış çocukların yeri, büyük bir alan kaplıyor. Bu alanda en büyük pay, altı yaşında babasının ortadan kaybolmasının yarattığı boşlukla büyüyen yönetmenin kendisine düşüyor. Bu yazıyı Zvyagintsev’in Hüzünlü Çocukları diye adlandırmayı görev ediniyorum kendime.

Andrey Zvyagintsev is the new Andrey Tarkovski diyebilecek kadar  büyük ve okkalı bir cümleyi kurmaya yelteniyorum, ama içimden söylüyorum bunu, fazla duyulmasın zaten ortalık karışık. Ben yine de bu  fikrimi haklı çıkarmaya yaklaşabilecek filmlerin listesini aşağıya bırakmış olayım. Rast gelsin, sırayı bozmayınız.

Vozvrashchenie – Dönüş (2003)

İşte kalbimin ait olduğu film! 2003 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan dahil toplamda beş ödül kazanarak Rus Sinemasının kudretini yukarıya taşıyan bir filmden bahsediyorum size. Andrey (Vladimir Garin) ve Ivan (Ivan Dobronravov) adlı iki kardeşin, babalarının (Konstantin Lavronenko) on iki yıl sonra eve dönmesiyle çıktıkları kısa süreli bir yolculuğun hikayesiyle buluşturuyor bizi Zvyaginstev.

İsyankar tavırlı Ivan, kardeşine nazaran daha itaatkar Andrey ve sert bir baba, kırmızı arabada sessizliğin hakim olduğu bir yolculuğa çıkıyorlar. İki kardeşin hayatındaki baba figürünün boşluğunu on iki yıl sonra çıkagelen birisinin dolduracak olması afallamalara yol açıyor elbette. Afallamanın bile en doğal halini iki küçük oyuncuda izlemek o kadar keyifli ki! Bizlere kameraların varlığını bir süreliğine unutturacak nitelikteki performans sunuyorlar. Babanın dönüşüyle dönüşü olmayan bir yola giriliyor. O son kare, hatta o son haykırış zihnimde uygun bir yere konumlanmak için önce yüreğimden sarsıcı bir şekilde geçiyor.

İlgini Çekebilir:  Sonu Hüsranla Biten 6 Rüya Film Projesi

Filmin hüsranlı hikayesi yetmiyormuş gibi Andrey karakterini oynayan Vladimir Garin, filmden kısa bir süre sonra ilk sahnede gördüğümüz gölde boğulup hayatını kaybetmiş ne yazık ki. Bunu bilerek izlemenin da ayrı bir yükü varmış, hiç söylemiyorsunuz.

1 2 3 4

İlk yorum yapan sen ol

Cevap yaz