İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sen Yeter ki #EvdeKal Listesi / 4

1 2 3 4

Valiz hazırlamanın bile içimizi kıpır kıpır ettiği, güneşin yerinde ve her şeyin yolunda olduğu, kızgın kumlardan serin sulara atlarken tuzlu suyun burnumuza kaçtığı o müthiş yaz günleri, hepimiz için çok özel bir yerdedir elbette. O günleri aratmayacak, ruhumuzda ılık bir meltem esintisi hissi yaratacak filmleri hatırlayalım istedim. Yola çıkmanın, yolda kalmanın veyahut kamp yapmanın heyecanını şöyle elden ele yayarsak…

303 (2018)

Karavan “303”ün manzaraları, yemekleri, zıtlıkları, arayışları ama en çok da aşkı sırtlandığı derinlemesine diyaloglarla yolculuk ettiği Hans Weingartner filmi.

Berlin’den Portekiz’deki sevgilisinin yanına gitmek için yola çıkan June (Mala Emde), babasını bulmaya İspanya’ya otostop çekerek gitmeye çalışan Jan’la (Anton Spieker) benzincide karşılaşıyor ve iyilik yaparak karavanına alıyor. İlk başlarda aralarındaki uyumu göremiyoruz fakat sonra aşılan her bir km’de birbirlerine alışmaları bize bir ooh be! dedirtiyor. Ters düştükleri -özellikle birbirlerinin kanayan yaralarına yanlışlıkla bastıkları- bazen de aynı paydada buluştukları zamanlar filmin akışı içerisinde çok güzel bir şekilde konumlanıyor. Öyle bir şey oluyor ki, karşılıklı olarak sundukları argümanları iki kere dinlemek, filtreden geçirip izlemeye öyle devam etmek gerekiyor.

Bir süre sonra varmak istedikleri noktalar haritada herhangi bir yerden başka bir anlam taşımıyor, yolculuğun her anını güzel anı diye cepliyorlar adeta. İçiyorlar, koşuyorlar, yüzüyorlar, uyuyorlar ve seviyorlar. Her duygu çok kararında yaşanıyor ve onların yerinde olup tuzlu sularla dans etmek istiyorsunuz. Sinüziti olanların bir nezbe de olsa rahatlayacağından hiç şüphem yok.

İlgini Çekebilir:  Zvyagintsev'in Hüzünlü Çocukları
1 2 3 4

İlk yorum yapan sen ol

Cevap yaz