İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

7. Koğuştaki Mucize İncelemesi

Son dönemlerde içinde “mucize” geçen ve özellikle Güney Kore yapımlarının uyarlamasını ülkemizde çok sık görür olduk. Öyle ki, Seviyor Sevmiyor, Kalp Atışı, Mucize Doktor gibi dizilerden sonra, beyaz perdeye uyarlanan 7. Koğuştaki Mucize’yi bu yapımlar arasında gösterebiliriz. Orijinali Miracle in Cell No. 7 olan film, 11 Ekim 2019 tarihinde vizyona girdi ve rekor bir izlenme oranı elde etti.

Film 1983 yılında bir Ege kasabasında geçiyor. Sıkı yönetim komutanı kızının ölümünü, hiçbir suçu ve akıl sağlığı yerinde olmayan Memo’nun üstüne yıkıyor. Memo’nun, küçük kızı Ova’dan ayrılması ve idam cezası almasıyla “acıklı” olaylar başlıyor. İsimleriyle nam salmış oyuncuların yer alması filmi kotarmaya yetmiyor ne yazık ki. Aras Bulut İynemli, Celile Toyon, Mesut Akusta, İlker Aksum, Yurdaer Okur, Sarp Akkaya… Sahiden de göz doldurmuyor mu?

Dönemin yansıtılması, kostümler ve değinilen Türkiye gerçekliği bakımından gerçekçiliğe yakın olduğu söylenebilir. Görsel açıdan seyirciyi tatmin ediyor tabii bunda görüntü yönetmenliğini Torben Forsberg’in üstlenmesinin payı vardır diyebiliyoruz rahatlıkla. Yönetmen Mehmet Ada Öztekin’in, kurguya ve görüntüye müdahale ettiği fikri yerleşiyor zihnimde. Çünkü filmin, çoğunlukla dizi yönetmenliği yapan bir yönetmenin elinden çıktığı hemen fark ediliyor. Açıkçası filmin bir derdi, irdelenecek bir tarafı ve insanın kafasında dönüp duran bir yönü yok. “Senin baban seninle aynı yaşta”  cümlesinin fragmanda bile verilmesi, böyle bir durumun anlaşılmama ihtimalinin hesaba katılarak verildiğini düşündürtüyor. Film her şeyi bizim önümüze çok önceden seriyor ve bu yüzden bir izleyici olarak merakım diri tutulmuyor. Aras Bulut İynemli (Memo)’nin beden dilini kullanması inandırıcı bir performans sergiliyor, fakat konuşmaya başlayınca ses tonu ve Ege ağzı eğreti durmuş hissi uyandırıyor.  

Hapishanedeki diğer karakterlerin fazla karikatürize edilmiş olması bir yana, baş karakterlerle özdeş bir bağ kurmanın çok uzağında kalıyor film. Planlı bir şekilde seyirciyi ağlatma gayreti, içten içe güldürmekten ileri gitmiyor. Haliyle filmin akışına kendinizi kaptıramıyorsunuz.

İlgini Çekebilir:  Sinema Tarihini Değiştiren Sahne: 78/52 Belgeseli

Aktarım becerisi, komedi ve dramın orijinalindeki gibi oturaklı bir zeminde yer edinmesi güçlü olsaydı güzel bir yerli film izleme keyfine erişebilirdim. Filmin sonunda, “lingo lingo şişele” diyerek küçük omuz hareketleri görülebilir, şaşırmayınız.

İlk yorum yapan sen ol

Cevap yaz