Michael Haneke’nin filmi olan Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası, Haneke filmi olduğunu belli ediyor. İnsan hayatlarının nasıl kesişebileceğini seyirciye gösteriyor. Ülkesinden kaçıp gelmiş silah çalan bir asker, göçmen bir çocuk, evlat edinmek isteyen bir aile, yalnız yaşlı bir adam, yeni bebekleri olmuş bir aile ve bir öğrencinin hayatları bağlantıları olmamasına rağmen bankada yapılan bir katliamda birleşiyor. Filmin çoğunda bu insanların birbirinden bağımsız olduklarını ve yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini görüyoruz. Filmin sonunda evlat edinen kadın ve göçmen çocuk bankaya uğruyor, yeni bebeği olan güvenlik görelisi bankaya para getiriyor, yaşlı adam kızına Noel hediyelerini getirmek için bankaya geliyor böylece hepsi bir mekânda toplanmış oluyor. Eve gitmeye çalışan öğrenci ise nakit parası olmadığı ve benzinlikte mahsur kaldığı için bankaya gidiyor ama parasını alamıyor bu nedenle bir anda silahını arabadan alarak bankaya ateş açıyor. Haneke böyle bir sonla tesadüflerin neleri etkileyebileceğini seyirciye gösteriyor.

Filmde Haneke’nin kullanmayı sevdiği haber görüntülerine bolca yer verilmiş. Müzik kullanmayı sevmeyen Haneke bu filminde de doğal sesleri kullanmayı tercih etmiş. Çekim süreleri ve doğal sesleriyle görüntüler gerçek hayattan birebir kesitler sunuyor. Yönetmenin seçtiği karakterler ise gerçek hayatta karşılaşılabilen insan görünüşlerine sahipler. Bu karakterlerin diyalogları ise çok sade. Filme dikkat çeken benzer bir durum ise mikado ya da masa tenisi sahnelerinde görülebileceği gibi süredir. Haneke filmlerinde çekim sürelerini uzatarak seyirciye hem film izlediğini sezdirir hem de olayın gerçekliğini yansıtır. Haneke’nin filmlerinde gerçeklik kadar duyguları da rahatça görebiliriz. Yeni bebekleri olmuş çiftin yemek masasında yaptığı tartışma duygularını seyirciye yansıtır. Seyirci duyguları görebilse de genelde bu duyguların kaynağını bilemez. Haneke bunu bilinçli olarak yapmaktadır. Haneke’ye göre filmi izleyen seyirci filmi düşünmeli ve kendi yorumlamalıdır.

Film boyunca sonla ilgili ipuçları verilmiştir. Elden ele gezen bir poşetin öğrencinin eline nasıl geçtiğini izleriz. Öğrencinin masa tenisi oynadığı sahnede ki öfkesini, arkadaşlarıyla oturduğu zaman çabuk sinirlendiğini gösteren sahneler sonucunda öğrencinin yaptığı katliam seyirciyi şaşırtmaz fakat olayı sorgulatır. Benzer bir oyunu yemek masası sahnesinde de görürüz. Sakin bir şekilde yemek yiyen bir karı koca bir anda tartışmaya başlar. Aralarında bir tür sevgi olmadığı seyirciye yansıtılır. Kadının adamın seni seviyorum demesini istememesi üzerine adamın attığı tokat seyircide adama karşı duvar örmesine neden olur. Bu sahnede son sahnede adam vurulduğu zaman yerde yattığı sahne soğuktur. Acıma duygusu doruklarda yaşanmaz. Adamın ölüm sahnesi böylece filmin mesajının önüne geçmez.

Filmde yaşlı adamı televizyon izlerken gördüğümüz sahne gibi çoğu sahnede televizyon görüyoruz. Televizyonun bu insanların hayatlarında ki varlığı çok fazla bu teknolojinin insanları yabancılaştırdığına vurgu yapıyor. Haberlerde ise sürekli savaşla ilgili haberler dönmesine rağmen insanlar hayatlarına devam ediyor. Savaşlara karşı herhangi bir tepkide bulunmuyorlar. Hatta yorum bile yapmıyorlar bu ise insanlarda bir duyarsızlaşma olduğuna dikkat çekmek için yapılmıştır.

Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası diğer tüm filmleri gibi bir Haneke filmi olduğunu göstermektedir.