Neil Jordan yeni filmi Greta'yla gerilim sevenleri çağırıyor! Isabelle Huppert ve Chloe Grace Moretz'in başrollerinde olduğu film, daha önceleri çokça tekrarlanmış, aşina olduğumuz bir konuyu ele alsa da kendisini izletmeyi başarıyor. Isabella Huppert gibi usta bir oyuncunun da bu konuda etkisi yadırganamaz elbette.

Annesini yeni kaybetmiş Frances, babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramayan genç masum esas kızımızdır, Greta'nın metroda ''unuttuğu'' çantasını ona getirmesiyle ikili tanışır. Greta'nın gereksiz sevgi gösterisi, manipülasyonları genç kızı rahatsız etmeye başlasa da artık kurtulamayacak aşamaya gelmiştir. İkili arasındaki gerilim, etkili müziklerle desteklenirken bizler de hem gerilerek hem de gülerek ''sakız'' gibi yapışkan Greta'nın ucube dünyasına eşlik ediyoruz. Greta'ya karşı herhangi bir sempati beslemek mümkün değil, klas duruşu sapkın dünyasını saklasa da kendisini ele vermesi zor olmuyor. ''Yeni tanışmanıza rağmen sizi seksen kez arayanlardan, mesajlara boğanlardan kaçın!'' diyerek mesajını da veriyor film. Aman dikkat!

Isabelle Huppert'i piyano başında gördüğümüz her sahnede, aklımıza Haneke'nin The Piano Teacher'ı da geliyor ister istemez. Erika Kohut, Greta kadar deli değil ama ucubelikte yarışabilirler. İki karakteri kıyaslarken ister istemez tüm gerilime rağmen insan gülmeden de edemiyor. Yönetmenin uygun oyuncu seçimleriyle değerlenen film, izleyici üzerinde kalıcı bir iz bırakmasa da sinema salonundan fena olmamış bir gerilim filmi izleyerek ayrılabilmeniz olası. Beklentiyi yüksek tutmazsanız tatmin olacağınız bir film olacaktır.

Artıları: Isabelle Huppert.
Eksileri: Tekrarlanmış senaryo, yüzeysel işlenmiş karakterler, hızlı ilerleyiş.