Kabadayı: Kendine özgü kuralları olan ve bu kuralların dışına çıkmayan, korkusuz kimse.

Ömer Vargı'nın yönettiği, Yavuz Turgul'un kaleme aldığı Kabadayı, Ali Osman adında iyi huylu bir serseriye odaklanıyor. 2007 yılında vizyona giren Kabadayı'da Şener Şen, yılların dokunamadığı oyunculuğuyla sevenlerini bir kez daha büyülemeyi başarıyor. Usta oyuncunun üstlendiği Ali Osman karakteri, fakir fukaraya sahip çıkan, ''mafya'' olarak anılmayı reddeden, kendine yeten ve sevilen bir adam. Babasından öğrendiği merhameti, insanlardan da eksik etmiyor. Her şeyden önce insan olmayı unutmayan biri. Film, Ali Osman ve külhanbeyi dostlarıyla açılışını yapıyor. Hayattan alacağını almış, görmüş geçirmiş dostlar eğleniyorlar. Bir yandan eski günleri yad ederken bir yandan da kurşun geçirmezliklerine şükrediyorlar. Artık hepsi evini barkını kurmuş, sokaklardan elini ayağını çekmişler, anladığımız kadarıyla.

''Bizler eceliyle yatağında ölmeye karar verenler, kurşunla göç edenlerin şerefine içiyoruz.''

Masada rakıları yuvarlarken Ali Osman cümlesini unutmaya başlıyor, konuşmasını tamamlayamayacak hale geliyor. İhtiyarlığının ve yaşadığı sancılı hayatın etkisi adeta ''unutmaya'' maruz bırakmış kabadayıyı. Ali Osman, şimdilik sakin bir hayat sürdürüyor. Karısını, çocuğunu kaybetmiş ve tek başına yaşıyor. Arada, evin işlerini halletmeye gelen de bir çalışanı var. Günün birinde, eski dostu Sürmeli'den (Rasim Öztekin) bir zamanlar aşık olduğu kadının ölüm döşeğinde olduğu haberini alınca kendini hastane koridorlarında buluyor. Sakin hayatına ''Dur'' diyen gelişmeler oluyor. Murat adında bir oğlu olduğunu öğreniyor kabadayı.

Rastalı Murat'ı, İsmail Hacıoğlu canlandırıyor. Asıl babasının kim olduğunu yeni öğrenen, annesini reddeden Murat, barda çalışarak geçimini sağlıyor. Yanından eksik olmayan uyuşturucu bağımlısı sevgilisi var bir de, yalnızlığını paylaştığı. Ali Osman ile Murat'ın ilk karşılaşması, baba-oğul sıcaklığından eksik, Murat'ın umursamazlığıyla geçiştiriverdiği bir yüzleşme. Yıllarca Sürmeli'yi baba saymış Murat çok da umursamıyor gerçeği. Ali Osman, annesini ziyarete gitmesi için oğluna yalvarsa da Murat oralı değil. Sürmeli'nin, babası saydığı adamın, eşcinsel olduğunu öğrenince Murat tası tarağı toplayıp evi terk etmiş, yıllardır çalışarak kendi parasını kazanmış ve ''baba'' denilen figürle çok da ilgilenmiyor. Ali Osman'ın oğlunu ziyaret ettiği sırada, bara birkaç ağır abi tarafından baskın yapılıyor. Kenan İmirzalıoğlu'nun hayat verdiği Devran karakteri yüzünden bu baskın. Devran, Murat'ın kız arkadaşı Karaca'yla kafayı bozmuş, psikopat ve takıntılı biri. Başka adamların emri altında çalışmasına rağmen Karaca'ya (Aslı Tandoğan) olan aşkından -daha çok kıza olan hastalıklı saplantısından-  aldığı emirleri unutarak işini tehlikeye atıyor. Devran'ın adamlarının bara ateşli saldırı yapması ve Karaca'nın yaralanmasından dolayı Murat, Devran belasından kurtulmak için son çaresi olan babasını arıyor. Böylece, baba-oğulun yakınlaşması da tohumlarını atmış oluyor.

Ali Osman, oğlunun saflığını fark ediyor. Dünya, henüz bu toy çocuğun sandığının aksine yabancı Murat'a. Murat, Devran'ın gücünü kavrayamıyor. Ama adamın arkası güçlü - hatta o kadar güçlü ki, polis bile onların tarafında. Ali Osman, yaralanmış kızı ve oğlunu evine götürüp, himayesi altına alıyor. O sakin eve, ses gelmeye başlıyor artık. Ali Osman, filmin açılısında gördüğümüz kabadayı dostlarını da çağırarak bu işe bir çözüm getirmeye çalışıyor. Devran, basitçe ''halledilebilir'' biri değil. Eğer dikkatli davranılmazsa, bu işin sonu kanla bitecek. Yılların delikanlısı Ali Osman, bu gerçeğin farkında. Ancak, Ali Osman'ın kabadayı dostları Devran'ı hafife alıyor, gücünü anlayamıyorlar bu hırslı adamın. Ta ki yılların dostluğunu sattıkları güne kadar. Kabadayı, oğlunu ve Karaca'yı alıp daha güvenli bir yere yerleşiyor. Ali Osman'ın evinde ise, Sürmeli tek başına kalmaya başlıyor. Sürmeli gelip giden Devran ve adamlarından korkmuyor. Ali Osman'ın yerini öğrenemeyince göz dağı vermek için tek bir kurşunla Sürmeli'nin canını alıyor Devran. Filmin en hayati sahnelerinden bu kısım. Çünkü Sürmeli, Ali Osman'ın mercimek çorbası içirdiği, gerçek dostu, onun merhameti. Kabadayı filminin en sadık, yürekli karakterlerinden biri olan Sürmeli'nin ölümüyle seyirci de Devran'ın gücünü anlıyor.

Ali Osman'ın kabadayı arkadaşlarının en büyük hatası, Devran'ı ciddiye almamaları. Kimseyi, özellikle de düşmanını küçümsememek gerektiğini unutuyorlar. Devran ise, tüm külhanbeylerinin iş yerlerini, yatırımlarını ateşe verip onları aileleriyle tehdit edince, o korkusuz adamlar tutuşmaya başlıyorlar. Sonunda, Ali Osman'a da ihanet ederek saklandığı yeri Devran'a söylüyorlar. Kabadayılar, Devran'ın kim olduğunu anlıyor, gücünü tanıyorlar artık. Devran, Ali Osman'ın yanına gittiğinde, Ali Osman, oğlu ve Karaca'yı yanına alarak kaçmayı başarıyor. Eski dostlarının yanına gidip, karşılarına dikilmeyi de ihmal etmiyor:

''Zaten biz yokmuşuz. Xesaret yokmuş, iyilik, mertlik yalanmış. Ölümüne arkadaşlık, dostluk falan palavraymış. Racon bitmiştir, hepiniz yatağınızda rahatlıkla ölebilirsiniz.''

Devran'ın sebep olduğu koşuşturmadan yorulan Karaca, Murat'ı terk ederek, psikopat adamın yanına gidiyor. Devran'dan tek istediği, Murat'ı öldürmemesi -  bununla yetiniyor. Terk edilen Murat, Karaca'nın kendisi için hayatını feda ettiğinin farkında. Başka belaları da kendine çeken Devran, Karaca'yla kaçmayı planlıyor. Bu sırada Karaca, annesini arayacakmış gibi telefon isteyerek Murat'ı arayıp veda ediyor; ancak vedası Devran'ın telefonu eline almasıyla yarım kalıyor. Öfkelenen adam, Murat'ı yanına çağırıyor, o da sevgilisini kurtarmak için korkmadan yanına gidiyor. Gideceği yerin adresini de, alelacele bir gazete parçasına karalıyor. Oğlunun etrafta olmadığını fark eden Kabadayı, adresi bulup yanlarına gidiyor. Devran, Murat'ı öldürecekken, genç adamın babası, deus ex machina misali, korumaları öldürerek ortaya çıkıyor. Yaralanıyor; ama dik duruşunu kaybetmiyor. Kurşun geçirmez gibi. Devran'ı ele geçirip, öldürdüğü Sürmeli'yi hatırlatarak intikamı almaya başlıyor. Aniden, ihtiyar kabayının unutkanlığı devreye giriyor; koca adam donakalıyor.

Kabadayı filmi boyunca Şener Şen, oyunculuk dersi veriyor. Kabadayı'nın donakalmasıyla tedirgin oluyor, seyirci. Devran'ın tekrar harekete geçmesinden korkuyoruz; ama kabadayı tekrar hatırlıyor. Hatta Sürmeli'yi unutan Sevran'a önce hatırlatıp sonra da onu öldürüyor. Karaca'ya gönderdiği öpücükle son buluyor Devran'ın yaşamı. Oğlunun hayatını kurtaran Ali Osman huzur içerisinde, işlediği günahlardan arınmış gibi kucaklıyor ölümü. Oğlunun ona ''baba'' diye seslendiğini duyduktan sonra, hayata veda ediyor. Ölürken bile fakir fukarayı düşünen bir kabadayı Ali Osman. Vedasını tamamlayıp, hayata gözlerini yumuyor yılların iyi serserisi, kabadayı.

Kabadayı, günahlarından arınmaya çalışan bir adamın hikayesi. Seçtiği yaşam yüzünden ''aile'' olmayı becerememiş, yalnızlığa mecbur kalmış bir kabadayının hayata bakışını seyirciye anlatan bir film. Şener Şen, Ali Osman'la başrolü üstleniyor; ama Devran'ın, Murat'ın hele de Sürmeli'nin hikayesine de yabancı kalmıyor seyirci. Eşcinsel olduğu için dışlanan Sürmeli'yi koruyup kollayan, ona ''öteki'' muamelesi yapmayan bir kabadayı var bu sefer. Murat, alaylı gülümsemesiyle babasına ''Bir nevi Robin Hood'' derken seyirci de tebessüm ediyor haliyle.