bütün roller scarlett johansson'a!

geçtiğimiz hafta, scarlett johansson için epey olaylıydı. deadline johansson'un, gerçek bir hikayeden uyarlanan rub & tug'da dante "tex" gill rolünü oynayacağını duyurdu. dante "tex" gill, 1970'lerde ruhsatsız "masaj" salonları açmasıyla ünlenmiş, zamanla pittsburgh'daki çete savaşlarına dahil olmuş, trans bir erkekti. haliyle scarlett johansson'un bu rolü oynaması, trans topluluğunun büyük tepkisini çekti. bunun yanı sıra deadline, haberinde gill'i "masaj salonu kraliçesi" olarak tanımlıyor, ölene kadar kullandığı dante adı yerine, ısrarla ona jean marie diyordu. yani, oyuncu seçimini haklı göstermek için gill'in kimliğini gizlemeyi tercih ediyordu.

dante "tex" gill

olaylar, johansson'un eleştirilere tepkisiyle daha da büyüdü. "jared leto, jeffrey tambor ya da felicity huffman'a sorun" demekle yetindi. jared leto, dallas buyers club'da oynadığı trans rolüyle, oscar almıştı. jeffrey tambor, transparent dizisiyle golden globe ve iki emmy kazanmıştı. felicity huffman, transamerica'yla oscar'a aday olmuş, golden globe ve emmy dahil birçok ödül almıştı. kısacası, johansson, "örtmenim herkes yapıyo bi şey demiyosunuz, bi ben yapınca kızıyosunuz"dan öteye gitmeyen, çocukça bir tepki gösteriyordu. kaldı ki, saydığı üç oyuncu da benzer eleştirilere maruz kaldı. 2005 tarihli transamerica için önce trans oyuncu alexandra billings seçilmiş, ama yeterince büyük bir isim olmadığı için yerini felicity huffman almıştı. jared leto, oyuncu seçiminde bir sıkıntı olmadığını savunurken, jeffrey tambor ödül konuşmasını "trans oyunculara bir şans verin, onları deneme çekimlerine çağırın" diye bitirmişti. kısa bir süre sonra sette iki trans kadın, van barnes ve trace lysette'yi taciz ettiği için diziden kovuldu.


scarlett johansson, dün filmde yer almayacağını açıkladı. trans topluluğunu çok sevdiğini ve hollywood'daki temsil sorununa dair tartışma ortamı oluşmasından mutluluk duyduğunu belirtti. yine de samimi olduğuna inanmak zor. çünkü birkaç günde fikrini değiştiren johansson'un ilk tutarsızlığı bu değil. #metoo hareketine açıkça destek veren johansson, üç filmde birlikte çalıştığı woody allen'ın üvey kızına cinsel istismarda bulunması için "ortada yargılanan ya da suçlu bulunan biri yok ki 'yaşam tarzını ya da her neyse onu desteklemiyorum' diyelim. bütün bunlar varsayım"  diyebiliyordu. ironiktir, geçtiğimiz günlerde woody allen da hareketin destekçisi olduğunu açıkladı. sanırım ikili için sektörden kimseyi taciz etmemiş olmak yetiyor. küçük bir çocuğun taciz edilmesini önemseyen yok.

bir rolü oynamak ile bir kimliği oynamak

bütün bunlar, bizi daha büyük bir soruna götürüyor: sinema ve televizyondaki yanlış temsil. hollywood'un kuruluşundan bu yana azınlık gruplarını ön yargılı ve yanlış temsil ettiği bir gerçek. 1920'lerde siyah, meksikalı ya da asyalı karakterleri, yüzünü siyaha ve sarıya boyayan beyaz oyuncular oynuyordu. bugün bu kadar doğrudan olmasa da benzer uygulamalar devam ediyor. ghost in the shell'de japon motoko kusanagi'yi, scarlett johansson'un oynaması yakın tarihli örneklerden biri.


doğru temsil önemlidir. özellikle azınlık grupları için doğru temsil hayatidir. bu yüzden, heteroseksüel oyuncuların trans rollerde oynaması üç şekilde problemli. ilki trans kadınları, heteroseksüel bir erkek veya trans erkekleri, heteroseksüel bir kadın oynadığında yaratılan algı. insanların zihnine "trans kadın, elbise giyen erkekten başka bir şey değildir" veya "trans erkek, erkek gibi davranmaya çalışan lezbiyendir" mesajı yerleştirilmiş oluyor. yapılan araştırmalar, translara yönelik nefretin altında tam da bu düşüncenin yattığını gösteriyor. insanların büyük çoğunluğu (%84'ü) hayatları boyunca trans biriyle tanışmıyor. onları sadece basında, filmlerde ve dizilerde gösterildiği şekilde tanıyorlar.


bir diğer problem, kim olduğunu henüz bulamamış transların yaşadıkları. 90'lar boyunca transların yer bulabildiği en büyük film, kuzuların sessizliği'ydi. orada da nasıl temsil edildiklerini düşünün. buffalo bill, kendine gerçekçi bir "kadın kostümü" yapabilmek için, kurbanlarının derisini yüzen bir transtı. şeytani bir seri katil olmasının nedeni buydu. 2012 yılında, ablası lana gibi trans olduğunu açıklayan lilly wachowski de "kuzuların sessizliği'nden bu yana uzun bir yol katetmiş olsak da medya, bizi hala potansiyel saldırganlar gibi gösteriyor (...) bizler saldırgan değiliz, avız." diye yazıyordu. buffalo bill, rol model alınabilecek bir tip değil. transların oynadığı diğer karakterler de aynı. çoğu, filme "şaka" olsun diye eklenmiş. fiziksel özellikleriyle dalga geçtikten sonra önemi kalmayan karakterler. böyle bir ortamda, kim kendini bulabilir ya da olduğu gibi kabul edildiğini hissedebilir?

lilly wachowski

bunu değiştirmek için daha çok trans oyuncunun, yazarın, yönetmenin sektörde olması gerekiyor. üçüncü problem de bu, onlara hiçbir şans verilmiyor. trans oyuncular, isimleri yeterince bilinmediği için tercih edilmiyorlar. çünkü yönetmenler filmlerini satamayacağını düşünüyor. ama bu şekilde, oyuncuların kendilerini gösterme fırsatları ellerinden alınıyor. her tür rolü oynayabilecekken, yalnızca ufak tefek trans rolleriyle sınırlanıyorlar. kendi tarihlerini, dönüşümlerini anlatan filmlerden bile dışlanıyorlar. heteroseksüel bir oyuncu trans rolü oynadığı zaman odaklandığı tek şey, karakterin trans olması. ama bir trans, aynı rolü oynadığında, yalnızca bir karakteri oynamış oluyor. trans olmak, onlar için "öğrenilen" bir şey değil, bu yüzden daha iyi bir performans ortaya çıkıyor.

madem hikayelerini duyurmak istiyorsunuz, onları kendi hikayelerinden dışlamayın. derinlikli ve itibarlı karakterler olarak, yani oldukları gibi gösterin. ancak o zaman, seslerini duyurmalarına yardım etmiş olursunuz.



Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,20,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,8,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,52,duyuru,2,elbi pekcan,3,ethan hawke,1,fanzin,11,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,filmekimi 2018,15,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,83,ilginç,6,inceleme,147,irem turhan,9,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,81,nisan altın,56,noviseçki,15,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,röportaj,1,seda bayram,19,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: bütün roller scarlett johansson'a!
bütün roller scarlett johansson'a!
https://2.bp.blogspot.com/-2Eq5wX6iXng/W0oqY834JkI/AAAAAAAADjA/XZkY9zMDphspjE9U8uBD7ANHsqqCnWe_QCLcBGAs/s320/novicinema_scar_jo.jpg
https://2.bp.blogspot.com/-2Eq5wX6iXng/W0oqY834JkI/AAAAAAAADjA/XZkY9zMDphspjE9U8uBD7ANHsqqCnWe_QCLcBGAs/s72-c/novicinema_scar_jo.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2018/07/scarlett-johansson-rub-and-tug.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2018/07/scarlett-johansson-rub-and-tug.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy