bir sarı çiçek, bir turuncu karakter: işe yarar bir şey

2009 yılı yapımı 11'e 10 kala ve gözetleme kulesi filmlerinin de yönetmeni olan pelin esmer ve 2011 yapımı merhum yönetmen seyfi teoman'ın bizim büyük çaresizliğimiz filminin senaristi barış bıçakçı'yı bir araya getiren, iddialı; fakat bir o kadar da basitliğin büyüsünü barındıran bir film, işe yarar bir şey.

film, 24. uluslararası adana film festivali'nde leyla karakterine hayat veren başak köklükaya'ya en iyi kadın oyuncu ödülünü getirmesinin yanı sıra, en iyi senaryo (pelin esmer ve barış bıçakçı) ve en iyi görüntü yönetmeni (gökhan tiryaki) ödüllerinin de sahibi oldu.

karşımıza üç yabancı karakter çıkıyor, filmde. lisenin 25. yıl mezuniyet yemeğine giden leyla; önceleri ailesine uydurduğu bahaneye bizi de inandıran, bir iş görüşmesine gittiğini sandığımız canan ve izmir'de, bir cam kenarında bütün gün dışarıyı izleyen ya da belki perdeleri bile açmayan, deyim yerindeyse bedeni taşlaşmış, fakat ruhu henüz teslim olmamış karakterimiz yavuz. uzun saatler sürecek bir mavi tren yolculuğunu seyre davet etmesi nedeniyle bir yol filmi olarak nitelemeye açık bir yapım olan işe yarar bir şey, izledikçe emir kusturica’nın çingeneler zamanı (1988) filminden bir repliği akıllara getiriyor: 

sen hiç masal seyrettin mi? ben bir defa her gün seyretmiştim.

bu bağlamda işe yarar bir şey, bize film boyunca hem dolambaçlı bir masal anlatıyor hem şairini sonradan kestireceğimiz bir şiir okuyor hem de asi kuşların çiziktirmelerini sunuyor. bunları her daim arka fonu gergin, bazen de sakinleştirici notalarla sunarken birçok cümle kuruyor; fakat sonunu hep soru işaretiyle bitiriyor. bahsettiğim şey bir çıkmazlar karmaşasından ziyade, seyirciyi filme daha çok yakınlaştırır nitelikte bir yapı meydana getiriyor. bütün renkler var filmde; ama film kendine, leyla karakteri üzerinden turuncuyu seçiyor.

ben turuncuyum ve hiçbir şey turuncuyla kafiyeli değil.

daha yolculuğun başında tanıştığımız leyla ve canan, yol ilerledikçe yakınlaşmaya ve saklanan bazı gerçekleri aydınlatmaya başlıyorlar. leyla'nın bir yanda naifliğini, öbür yanda tehlike ve macera arayışının tutkusunu oyuncu başak köklükaya seyirciye çok doğal bir biçimde aktarıyor. kendini avukat olarak tanıtması, "düzgün konuşmasının da verdiği yetkiye dayanarak", canan'ı olduğu gibi bizi de ikna ediyor. bunun yanında onu yol boyunca geçtiği evleri, hayatları ve ayrıntıları incelerken görüyoruz. bu sahnelerle ve yine bilhassa ışık yansımalarıyla dikkatimizi birçok farklı açıdan sahneye çekmesi açısından, görüntü yönetmenini ayrıca tebrik etmek gerekli. bu yansımalar çok önemli; çünkü yolculuk esnasında cama yansıyan yaşamlar gibi, evin tavanına vuran gölgeler gibi, leyla ve canan da kendi hayatlarında ya da başka hikayelerin gölgesinde birer yansıma olmuşlar çoğu zaman, işe yarar bir şeyler yapabilmek için.

- bilmem, işe yarar bir şeyler yapmak istedim herhalde.
- niye, şairlik işe yarar değil mi?

karakterlerin birbirleriyle ve seyirciyle olan yakınlığı arttıkça, ikisi de perdelerini açmaya başlıyorlar. bu samimiyet temelini oluşturmaya çalışırken, leyla'yı hep gözetleme halinde buluruz. çevresindeki hayatın akışına, trendeki yolcuların iniş ve çıkışlarına değin çoğu duruma dikkatle yaklaşır, leyla. özellikle canan'a karşı oluşturduğu sorgulayıcı duruş, canan’ın yolculuk amacının altını deşer nitelikte. leyla, canan’ın asıl yolculuk nedenini öğrendikten sonra, gözlemekten vazgeçip hikayeye kendini dahil etmek istiyor. belki bu az rastlanır olaydan beslenmek için ya da belki işe yarar bir şey yapmak için. canan'ın gerçekleri söyledikten sonraki duygu durumu her an gergin ve geri adım atmaya müsaitken, artık hikayeye dahil olan leyla, onu itici duruma geçiyor. bunu yapma sebebinin yavuz'un tercihinin sonucuna şahit olmak istemesi muhtemelken, bu tercihi değiştirmeyi düşünüyor olma ihtimali de bir yandan mümkün. izmir'e vardıklarında tedirgin ve endişeli haldeki canan’a yardım ettiği her adım leyla'yı, yavuz'a daha çok yaklaştırıyor. yavuz'un da katılmasıyla beraber, hikayenin daha da sağlamlaştığını söylemek mümkün. umulmadık bir karakter olarak karşımıza çıkan yavuz'un, leyla’yla olan şiirsel tanışıklığı canan kadar seyirciyi de şaşırtıyor. yavuz’un, leyla’nın şiirlerinin okuyucusu oluşu, bu ikiliyi tatlı ve derin bir sohbete itiyor. bu noktada seyirci de leyla’nın bahsetmekten kaçındığı şairliğiyle tanışmış oluyor. ardından aralarında oluşan sohbet temeliyle leyla, yavuz'un hayatına önceden tasarladığını düşünmediğimiz bir şevkle günler ekliyor. bunun yanında leyla'nın izmir'e asıl gidiş nedeni olan 25. yıl yemeği de, kafasında yarattığı bir düzende ilerlerken, açığa çıkan şairliği bu sahnede örneklendiriliyor ve masadan biri leyla'nın kitabından bir şiirini okuyor.

rüzgar kitapları, bir başından bir sonundan okuyor.

yavuz, boynundan aşağısı felçli olan ve çevresinde kalan tek arkadaşından onu öldürmesini isteyen bir mağdur. bu ikircikli görevi canan'ın üstlendiğini öğrendiğinde, seyirci de etik bir ikilemin içine giriyor. leyla'nın bu durum için yavuz’a yönelttiği cortazar’ın kitabından alıntı cümlesi ise, filmin sonuna da yansır nitelikte. yavuz'a "bir daha hiç sarı bir çiçek göremeyeceksin" diyerek, hem keyifli bir sohbet temeli kuruyor hem de yavuz'un ölüm ve yaşam arasından yaptığı seçime üçüncü bir bakış sunuyor. bu noktada yavuz'un kararında bir değişme olup olmadığını kesin bir dille belirtmeyen film, hikayenin bu en can alıcı noktasında mikrofonu seyirciye uzatma inceliğini gösteriyor.


filmde leyla’nın kitabının içinden okunan şiir, senarist barış bıçakçı'ya ait olmakla birlikte; kendisi bu şiiri, leyla'nın gözünden yazdığını belirtiyor. bu açıdan filmin sonunda leyla'nın, yavuz'un yattığı cam kenarına dönüp birkaç saniye bakması seyirci nezdinde, filmi şu şekilde açık kapılar bırakarak noktalıyor olabilir: bu hikayeyi leyla yazsaydı; yavuz ölür müydü, yaşar mıydı?

içinde barındırdığı dikkate değer manzaralar, altını çizmeye değer cümleler ve böylesine olağan dışı bir durumu hayatın olağanı içinde akışkan diyaloglarla sürdüren film yıllar sonra dönüp bakıldığında, sağlam yerli filmler arasına adını rahatlıkla yazdırabilecek olup, 104 dakika şiir izlemek isteyen her meraklı ruhu kendisini görmeye davet ediyor.
Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,5,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,35,duyuru,2,ethan hawke,1,fanzin,7,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,75,ilginç,6,inceleme,116,irem turhan,8,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,72,nisan altın,51,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: bir sarı çiçek, bir turuncu karakter: işe yarar bir şey
bir sarı çiçek, bir turuncu karakter: işe yarar bir şey
https://4.bp.blogspot.com/-yaJePF1btuY/WmYWFuJJKJI/AAAAAAAADKI/8Aucl-FqikEgC3df_0ENGh7yw8uNjosoQCLcBGAs/s320/ise_yarar_bir_sey_novicinema.jpg
https://4.bp.blogspot.com/-yaJePF1btuY/WmYWFuJJKJI/AAAAAAAADKI/8Aucl-FqikEgC3df_0ENGh7yw8uNjosoQCLcBGAs/s72-c/ise_yarar_bir_sey_novicinema.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2018/01/ise-yarar-bir-sey.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2018/01/ise-yarar-bir-sey.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy