ingiltere benim (england is mine) incelemesi

"bugün karar verdim, hayat sadece alıyor ve vermiyor. ingiltere benim, bana bir yaşam borçlu."

johnny marr ve steven patrick morrissey, 1982 yılında tanıştıklarında tüm zamanların en etkileyici gruplarından olan the smiths'in kuruluş adımlarından ilki atılmış oldu. 80'li yıllarda belki de çok az grup, onlar kadar önemli olabilmişti. manchester'ın uzun yıllar boyu içinde biriktirdiği işçi sınıfı öfkesi, 1976 yılında lesser free trade hall'da konser veren sex pistols ile kanalize olabileceği bir yön buldu. o gün konsere gelenler arasında howard devoto (buzzcocks), mark e. smith (the fall), ian curtis (joy division) ve morrissey de vardı - yani, tüm zamanların en büyük müzisyenlerinden dördü de oradaydı ve bir şeyleri üstlenmeleri gerektiğini fark etmiş olmalılar ki manchester'da müzik namına her şeyi tamamen değiştirdiler.

morrissey'in kırk yılda bir gelen eşsiz sesiyle ve the smiths'in son derece edebi şarkı sözleriyle öne çıkması zor olmadı. başka hangi grubun şarkılarında hem (john) keats hem de (w.b.) yeats göndermeleri bulabilirdiniz ki? the smiths, her anlamda zamanının ötesinde bir gruptu. dağıldıktan sonrasında bile, morrissey -adı birçok tartışmayla anılmasına rağmen- neredeyse the smiths zamanındaki kadar güzel solo işlere imza atarak, müzik içindeki önemli yerini korumaya devam etti. peki bu inanılmaz yetenekli adam, kendi sesini nasıl keşfetti? elbette, bunu bizlere anlatacak biyografik bir yapıt var. ne yazık ki bu, england is mine filmi değil. morrissey'in şarkı sözlerinde, son derece detaylı bir biçimde yazmış olduğu otobiyografisinde, hatta sesinin tınısında bile çok daha fazlasını bulmak mümkün. england is mine, morrissey hakkında olduğu kadar; yeteneklerinin farkında olmayan, karamsar herhangi bir genç hakkında da olabilecek yavan bir drama olmaktan öteye gidemiyor.


film, 1976 yılına açılır. 17 yaşında, utangaçlığının altında büyük bir deha saklayan steven (jack lowden), babasının iş bulması için yaptığı baskıdan arta kalan zamanında çeşitli konserlere giderek, nme dergisine ufak değerlendirmeler gönderir. sonradan çok yakın arkadaşı olacak genç sanatçı linder sterling (jessica brown findlay), steven'ı kendi sesinin hayranı olmakla ve çoğu ne zaman kendisinin bile ne dediğini anlamamakla eleştirir. yine bir konser sırasında, linder yanına yaklaşarak ondan özür diler ve o andan sonra sürekli olarak onu bir şeyler yapması için itekleyen yeni kişi olur. steven bir yandan, babası evden ayrıldıktan sonra para kazanabilmek için, aptallarla dolu bir ofiste çalışmaya mahkum olmuş; öte yandan sürekli gittiği müzik dükkanının ilan tahtasında, grup kurmak için umutsuzca birilerini aramaya koyulmuştur. öncesinde bir buluşma ayarlamış olmasına rağmen konuşmaya korktuğu, geleceğin the cult grubunun gitaristi billy duffy (adam lawrence) ile bir şekilde tekrar yolları kesişir. birkaç provanın ardından, hem solist hem de gitarist arayan bir grupla konsere çıkma imkanı bulurlar. the nosebleeds adındaki grupla birlikte, the shangri-las'ın give him a great big kiss şarkısını söyler, steven. böylece, eğer odasında bir şarkıya eşlik edişini saymazsak, sesini film boyunca ilk ve son kez duymuş oluruz. elbette bunda, filmin morrissey'in müzik haklarını alamamış olmasının da etkisi olduğunu belirtmek gerek. konserin ardından, londralı bir menajer onlarla anlaşma yapmak ister. steven, hak ettiği şan ve şöhret kapısının nihayet ona açıldığını düşünür; patronu iş ve müzik arasında bir seçim yapmasını istediğinde müziği seçerek işi bırakır. ancak, billy'le konuştuğunda, menajerin yalnızca billy'i istediğini öğrenir.


steven için tam bir yıkım başlar, haftalarca odasından çıkmaz; pencerelerini siyah poşetlerle kapatır; şeker gibi diazepam yutmaya başlar. "dünya, benim gibi insanlara göre değil" diye annesine ağlar, en büyük destekçisi annesi de ona "o zaman kendi dünyanı yarat" cevabını verir. steven, daktilosunun başına oturarak günler geceler boyunca sürekli bir şeyler yazmaya başlar. yine de, patti smith konserinin sırasında tanıştığı, billy'nin arkadaşı johnny marr (laurie kynaston) ayağına gelene kadar harekete geçmez. johnny gelir, prova yapmak için sözleşirler. gece olduğunda johnny'i gitarının başında bir şeyler çalarken; steven'ı da yine daktilosunun başında bir şeyler yazarken görürüz. film bize bunun son değil, çok büyük bir şeyin başlangıcı olduğunu anlatmak istercesine biter.


filmin eğleceli ve ilginç belli başları yönleri haricinde, sonunda size hiçbir duygusunu açmayan, bu nedenle pek de özdeşleşemediğiniz bir gencin yüzeysel bir portresiyle baş başa kalıyorsunuz. belki yönetmen mark gill ve senarist william thacker'ın, akla ilk geleni yapmaktan kaçınarak morrissey'in ünlü olmadan önceki zamanlarına, gençlik yıllarına odaklanıp bir olgunlaşma hikayesi ortaya çıkarmak istemeleri takdir edilebilir. ancak afişinde "morrissey olmak üzerine" yazsa da filmin, genç steven'ın morrissey olmaktan başka bir çaresi kalmayana kadar karamsar bir şekilde bekleyişini ele aldığını söylemek mümkün.
Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,5,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,35,duyuru,2,ethan hawke,1,fanzin,7,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,75,ilginç,6,inceleme,116,irem turhan,8,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,72,nisan altın,51,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: ingiltere benim (england is mine) incelemesi
ingiltere benim (england is mine) incelemesi
https://1.bp.blogspot.com/-28iD-4QRVg8/WdAhq_U45mI/AAAAAAAACv0/X5_M17L7DpUMRgOkkELW27hNaLSPVIahQCLcBGAs/s320/englandismine.jpg
https://1.bp.blogspot.com/-28iD-4QRVg8/WdAhq_U45mI/AAAAAAAACv0/X5_M17L7DpUMRgOkkELW27hNaLSPVIahQCLcBGAs/s72-c/englandismine.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/10/ingiltere-benim-england-is-mine.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/10/ingiltere-benim-england-is-mine.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy