beyoğlu'nun ötekileri: dönersen ıslık çal analizi

1992 yapımı, senaryosu nuray oğuz ve cemal şan’a ait olan, yapımcılığını memduh ün’ün, yönetmenliğini ise orhan oğuz’un üstlendiği dönersen ıslık çal; baştan sona seyirciyi yormadan derinlikli konulara değiniyor. film, beyoğlu'nda barmenlik yapan bir cüce ile fahişelik yapan bir travestinin öyküsünü anlatıyor. çoğu sahnede yüzümüze vurulan sayısız acı ve sorulan pek çok soru mevcut. akla gelen ilk şey, insan kavramı üzerine düşünmek oluyor. elimizde olmadan ve hatta yaratılış gereği kişiye bahşedilmiş, -tırnak içinde- eksikliklerin ve/veya fazlalıkların yükünü yüklenenler, hesabı kimden sormalı diyor sanki bu film, kendi kendine.


öncelikle filmdeki karakterler detaylı incelenecek kadar önemli. hiçbir karakterin (iki kişi hariç) özel bir isime sahip olmadığı veya seyirciye aktarılmadığı bu filmde karakterlerin öznelleştirilmeden genel bir adla, hatta daha derine inersek içinde bulundukları fiziksel harita ile nitelendirilmeleri kendini ‘normal’ varsayan insanların algısına bir sıçrayış ve başkaldırış izlenimi veriyor. çünkü toplumun kendi içinde oluşturduğu normalin, kendi algısına göre zıttı ile karşılaştığında ağzından dökülecek hitaplardır, filmde bahsi geçenler. bu sebepten ötürü film, sonu akan yazıda (end titles) dahi karakterlerin genellemelerle adlandırılması seyirciyi filme daha çok bağlar nitelikte.



mevlüt demiryay tarafından canlandırılan cüce karakteri, filmin küçük adamıdır. dışlanan, karanlığa gömülmek zorunda kalan, çaresizliğini adeta düdük yapıp öttüren; filmin en mazlum ve sevilesi karakteridir. fikret kuşkan’ın şahane performansı ile bezenmiş travesti karakteri ise açılış sahnesi ile seyirciye bağlantı kurulması istenen kişi sinyalini veriyor - ki bu durum da, karakteri kurban temeline oturtuyor. açılış sahnesinde duyduğumuz kısa diyalog, travestinin seçiminin arka planını aktarmak üzere seyirciye verilen bir anekdot niteliğinde. geçmişte yaşadığı trajediler olmasa, travesti karakteri şehrin berrak sokaklarında karşımıza çıkardı demek isteniyor filmin girizgahıyla. seçtiği kimlik yüzünden sürülen, kesilecek saçı kalmamış, deyim yerindeyse saklı bir karakter, travesti.


fahişe ve eşi ise hususi olarak beyoğlu’nun arka sokakları ve bataklığın içi teşbihlerini seyirciye daha çok kanıksatmak için yerleştirilmiş figürler. her sahnesinde eşinin boyunduruğu altında gördüğümüz pezevenk; yeri geldiğinde, bir "cüceyle" kıyaslandığında bile tercih edilmeyen oluyor. fahişe ise eşine kıyasla ekonomik olarak gözünde bir "dev"e dönüştürüyor cüceyi - ta ki reddedilene kadar. ev sahibi madam ise, türk sinemasında karşımıza çok kez çıkmış bir hikaye ve oyun alışkanlıkları dışında, diğerlerinden keskin bir farkı yok. hayata tutunmak için seçtiği yol, bakıcısıyla oluşturduğu küçük bir oyundan ibaret. eksik kalmış hayatlarını karşılıklı bir alışverişe çeviren bu küçük oyun, madam ve bakıcısı için yaşamsal nitelikte bir hal almış durumda.

“insan dostunu kokusundan tanır. hem sen dönersen ıslık çalarsın.”

film, hikayesini geciktirmek istemeden hemen girizgah yapıyor ve karakterler bir bir karşımıza çıkıyor. ana karakterlerin tanışma sahnesi ise küçük adamın ardına sığındığı gölgeleri ve karanlığı vurgularken; diğerinin trajedisini yüze çarpıyor. küçük adamın kurtardığı bu "kadını" evine götürdüğünde kendini daha fazla tutamayarak, “çok güzelsiniz,” deyişindeki naiflik; devamında duyduğu erkek sesi ile kendini “çirkin" ve "sapık” söylemlerinin sertliğine bırakıyor. ilk çatışma sinyalini aldığımızı sanırken bu sansürsüz ve acımasız tutumun anlık bir sürtüşme olduğunu anlıyor; teras sahnesi ve filmin akılda bıraktığı şahane "cam cama, can cana" repliğiyle geride bırakıyoruz. önceleri toplumun onlar için benimsediği acımasız tabirleri birbirlerinin yüzlerine vurdukları diyaloglar, bir çatışma ve ötekinin ötekileştirilmesi durumunu doğuracak derken; tam tersine, dostluk adımlarıyla karşılaşıyoruz. "düşmüşün halinden düşmüş anlar" diye geçiyor sanki içlerinden. artık dostluğun oluşmaya başladığına küçük adamın “yeni dost” tabiri ile emin oluyoruz. ardından küçük adamımızın, karanlık bir sokakta birkaç saniye duraksayıp uzun ve heybetli gölgesine bakması, ince fakat bir o kadar da şaibeli bir dokunuş.



"dışarıda bize hayat yok" diyor karakterlerimiz ve buna rağmen güneşe beraber ilk yürüyüşlerinin acı bir kaçışla noktalanışı, biraz abartılı olsa da, anlatmak istediği şeye üstüne basarak değindiği için mantıklı bir tercih denebilir. her sahnesiyle sizi devasa sorgulamalara sürükleyen dönersen ıslık çal, anlatımın süsünün değil konunun derinliğinin önemine vurgu yapıyor ve sanki yüksek sesli bir cevap arıyor. toplumun kendine göre biçimlendirdiği normal algısına birçok kez isyan ederken yine süssüz ve tertemiz bir replikle haykırıyor adeta küçük adam : "binlerce insanla karşılaştım; çoğu senden daha kadın benden daha cüceydi."

bunlara ek olarak, en sevilesi detaylardan biri de, bir dışlanmışlar listesi oluştururken hayvanların da göz ardı edilmemiş oluşu. iki ana karakterimizi de köpeklerle aynı kafesin içinde görüyoruz. hem fiziksel, hem de psikolojik olarak. üstelik küçük adamın başına gelen felaketten sonra hareket edemez haldeyken, köpeklerin boş yemek kabının derdiyle aç kalacakları endişesi arka fondan bağıran televizyon uğultusuna karışarak işitilemez oluyor, tıpkı gerçekte olduğu gibi.

son olarak en çok merak uyandıran detay ise, küçük adamın anahtarını cebinde taşıdığı gizli dolabı. dolapla ilgili ürettiğim çoğu teoriye karşın ummadığım bir sonuçla karşılaştım, hem de rengarenk bir sonuçla. dolabın içinde önceleri geçmişi veya ailesi ile ilgili şeyler olduğunu düşünmüştüm. sonraları ise cinsel tatmini için kendisine ayırdığı gizli bir alan olarak düşündüm. fakat sonuç tahminlerim doğrultusunda olmadı. geçtiğimiz yıllarda ahmet rüstem ekici’nin filmle aynı adla sergilediği enstalasyonu unutulmaz finali pekiştirir nitelikte. ahmet rüstem ekici'nin de belirttiği gibi, "top bir çok medeniyette ortak ve birleştirici bir öge olarak karşımıza çıkar."  topların rengarenk oluşu ise, cücenin saklandığı karanlıklara meydan okuma yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. 


(ahmet rüstem ekici - dönersen ıslık çal / mekana özgü yerleştirme, 2015)

farazi bir biçimde oluşturulmuş "ötekiler" listesinde  bulunmasak bile, gökyüzünden bakınca herkesin birbirine benzeyen noktalar olduğunu ve güzelden çirkine, iyiden kötüye olan ani dönüşün sorgulamasını yaptırıyor bize. kısaca dönersen ıslık çal, "cam cama, can cana" bir film.
Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,6,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,38,duyuru,2,ethan hawke,1,fanzin,9,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,76,ilginç,6,inceleme,122,irem turhan,9,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,73,nisan altın,52,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: beyoğlu'nun ötekileri: dönersen ıslık çal analizi
beyoğlu'nun ötekileri: dönersen ıslık çal analizi
https://2.bp.blogspot.com/-clxn2Xz8HBw/WYHUC5GYUWI/AAAAAAAAB-U/h5p7a8nHwwUrzy-P8GXY4i-Xbux0LEDTQCLcBGAs/s320/kapak_donersenislikcal.png
https://2.bp.blogspot.com/-clxn2Xz8HBw/WYHUC5GYUWI/AAAAAAAAB-U/h5p7a8nHwwUrzy-P8GXY4i-Xbux0LEDTQCLcBGAs/s72-c/kapak_donersenislikcal.png
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/08/beyoglunun-otekileri-donersen-slk-cal.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/08/beyoglunun-otekileri-donersen-slk-cal.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy