sempatik bir anarşist: cool hand luke

''büyüttüğümüz nefrete bakın.
  beslediğimiz korkuya bakın.
  yönettiğimiz hayatlara bakın.
  her zaman tuttuğumuz yol gibi.''

lucas jackson (paul newman), sinema tarihinin bir oturuşta elli yumurtayı yiyebilen kültleşmiş bir karakteridir. yönetmen stuart rosenberg tarafından 1967 yılında çekilmiş, zamanının ötesini kucaklayan cool hand luke filminin dillere dolanan ''bizim sorunumuz meramımızı anlatamamak. bazı adamlar seni anlamak istemez.'' repliği, guns and roses grubunun civil war şarkısının da introsunu oluşturmuştur. luke sınırları aşınca, otoriter şef ona bu repliği söyleyerek eziyet eder. filmin çarpıcı sahneleri de özellikle şef ile luke'un çatışmalarının yaşandığı sahnelerdir. luke, düzene başkaldırıyı temsil ederken; şef, otoriteyi koruyan, düzen bekçisidir. ne kadar başı ezilse de vazgeçmez luke, şefine boyun eğmez. bir yol bulur, bir şekilde yine direnir.


paul newman'ın canlandırdığı luke karakteri; soğukkanlı, yüzünden alaycı gülümsemesi eksik olmayan bir savaş gazisidir. bir gece vakti, sarhoşken kamu malına zarar verdiği için iki yıl ceza alır. luke ve diğer mahkumlar disiplini öğrenmek amacıyla kırsal bir alanda yetiştirilirler; ağır şartlar altında çalışarak kamu hizmetinde bulunurlar. mahkumları çoğunlukla kızgın güneşin altında, sıcaktan terleyerek toprak kazarken görürüz.


luke diğer mahkumlardan farklıdır; diğerleri adam öldürmüş, tutuklamaya karşı koymuş suçlulardır. cinayet işleyen gibson'ın da luke gibi iki yıl ceza alması ironiktir. luke sadece alkollüyken parkmetrelere zarar vermiştir. yeni gelen mahkumları tanımaya çalışan şef de luke'un durumuna şaşırmadan edemez. henüz onun gibisi gelmemiştir bu cezaevine. cezaevinde mahkumlar, sıkı denetim altındadırlar. kaçta yatacakları, nasıl konuşacakları gibi her detay gardiyanlar tarafından belirlenmiştir. kuralların dışına çıkan ya da çıkmaya çalışan olursa hücreye atılır.

cezaevine luke'u ziyarete arletta adında bir kadın gelir. sonradan bu kadının luke'un annesi olduğunu anlarız. arletta, öleceğini haber vermek için oğlunun yanına gelmiştir. anne - oğul ilişkisinin başarısızlığına tanık oluruz, bu sahnede; çünkü birbirlerine sarılmaya bile cesaret edemezler. oysa, annesinin hasta gözlerindeki şefkat, luke'un gözlerinde de vardır. annesini kaybedeceğini öğrenen luke, yalnızca şeflerine başkaldırmakla kalmaz; yağmurlu bir günde tanrı'ya dahi haykırır:

"-baksana, yukarıdaki iş başında! bam! bam!
-kes sesini luke! onun hakkında böyle konuşamazsın.
-sen hala o koca sakallı patrona inanıyor musun? sence bizi izliyor mu?
-bin şu arabaya! korkmuyor musun? ölmekten korkmuyor musun?
-ölmek mi? dostum, bu sefil yaşamı istediği zaman alabilir. duydun mu? duydun mu? hadi bakalım. buyur al ihtiyar. al ki yukarıda olduğunu bileyim. hadi. sev beni, benden nefret et, öldür ne olursa. yeter ki göster bana. yağmurun altında durmuş kendi kendime konuşuyorum işte.''

luke'un isyankar tavrına şahit olan şefleri, durumu hoş karşılamazlar; luke hücre hapsine gönderilir. annesini kaybedecek olmasının acısı yetmezmiş gibi bir de hücrenin karanlığına hapsedilir. karakterimizin tanrı'ya isyanını asıl tetikleyen annesinin hayata gözlerini yumacağı gerçeğidir. luke'un cezaevinden önceki yaşamına dair pek bir bilgi verilmez; ancak bu isyanının birçok şeyi bünyesinde barındırdığı barizdir. luke, kendini tanrı'ya karşı görünmez hisseder, sanki tanrı onu fark etmiyordur. luke da, artık bu görünmezliğe katlanamayarak tanrı'yı -gökteki kurtarıcıyı- reddeder. sadece kendi kendine çırpınan bir adamdır, luke. cezaevinden kaçmayı dener; ama başarısız olur. görevli şefler kaçışı fark eder etmez, köpeklerle yola çıkarak en sonunda mahkumun yerini bulurlar. cezaevindeki ranzasına eli yüzü kan içinde döner, konuşacak halde değildir. mahkum arkadaşları yaralanmış adamcağızla ilgilenmeye başlarlar. luke, şefleri tarafından dur durak bilmeyen işkencelere maruz kalır. en sonunda yalvarmaya başlar, bir daha kaçmayacağını söyleyerek şeflerini ikna eder. luke'un suratından kaybolmayan gülümsemesi artık baskı sayesinde tamamen silinmiştir; yalvarmaktan başka çaresi yoktur. şefinin ayaklarına yapışarak ağlar. çaresizliğini anlarız luke'un. yaşadığı psikolojik şiddet, fiziksel şiddet ile katlanılamayacak hale gelmiştir. şefler en sonunda eziyet etmeyi bırakırlar. sendeleyerek ranzasına yürür kahramanımız; korkunun ele geçirdiği mahkum arkadaşları suratına bile bakmazlar. eğer sınırları aşarlarsa, luke gibi olacağını bildiklerinden sessizlik hakimdir cezaevine.


elbette, cool hand luke'un direnişi yarım kalmaz. vazgeçmeyen kahramanımız, tekrar kaçmayı dener. yolda gördüğü boş bir kiliseye sığınır; tanrı'ya hesap sormaya devam eder:

''... görünüşe bakılırsa, sen her şeyi öyle ayarlıyorsun ki ben kazanamıyorum. içeride, dışarıda, her yerde. kurallar, kanunlar ve patronlar. beni bu hale sen getirdin. peki şimdi nasıl uyum sağlayayım? ihtiyar, sana bir şey söyleyeceğim. başta güçlü ve hızlıydım ama direncim azaldı. ne zaman bitecek bu? benimle ilgili neler planlıyorsun? şimdi ne yapacağım? dizlerimin üstünde sana soruyorum. [kilise tavanına bakar] ben de öyle düşünmüştüm.''

luke, kilisede bir anlığına tanrı'ya inanmaya çalışıp onunla konuşmaya başlasa da, kendi boşluğuna geri döner. yolunu, kendisinin bulması gerektiğini düşünürken, şeflerin sesi gelir dışarıdan. luke, kilisenin camından gülümseyerek bakar, o ünlü "bizim sorunumuz meramımızı anlatamamak" repliğini söyler ve vurulur. öldürüleceğini bilse bile ona uygun bir şekilde, gülümseyerek ayrılır dünyadan.

cool hand luke filmi, amerika'nın karanlık tarafına ışık tutuyor. günümüzde yatan tüm o ''amerikan rüyası'' etkilerinin altında, savaşların insanı kendinden uzaklaştırdığı bir dünya var. rüyanın bu tarafı masum değil, luke gibi direnişçilerle dolu. onlar uyumsuzlar ve hep uyumsuz kalacaklar.


Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,5,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,35,duyuru,2,ethan hawke,1,fanzin,7,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,75,ilginç,6,inceleme,116,irem turhan,8,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,72,nisan altın,51,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: sempatik bir anarşist: cool hand luke
sempatik bir anarşist: cool hand luke
https://1.bp.blogspot.com/-w57IU6opQjU/WWaCFrLevzI/AAAAAAAAB70/Q4xI_1QRl-MW4sUop-Y4NG7TxYhe8vBtgCLcBGAs/s320/kapak_coolhandluke.jpg
https://1.bp.blogspot.com/-w57IU6opQjU/WWaCFrLevzI/AAAAAAAAB70/Q4xI_1QRl-MW4sUop-Y4NG7TxYhe8vBtgCLcBGAs/s72-c/kapak_coolhandluke.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/07/sempatik-bir-anarsist-cool-hand-luke.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/07/sempatik-bir-anarsist-cool-hand-luke.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy