gişe memuru: gişesinde sevmek zamanı izleyen bir memur

''çocukluk başlı başına bir memlekettir, hatta sılasıdır insanın. büyüdükçe sıla özlemimiz artar, hayat giderek gurbetleşir. sanki ne yaşarsak yaşayalım hep gurbetteyizdir. büyümek, gurbete çıkmaktır.''
                                                                                                                     -murathan mungan

türk sinemasının genç yönetmenleri arasında yerini alan tolga karaçelik, 2010 yılında vizyona giren ilk uzun metrajlı filmi gişe memuru ile sinemaseverlerin dikkatini üzerine çekmeyi başardı. serkan ercan'ın kendi halinde, sessiz sakin kenan adında bir gişe memurunu canlandırdığı film; özellikle sinemada hayatın yansımasını, gerçekliğini görmek isteyen seyircilerin ilgisini çekiyor. peki, nedir bir gişe memurunun hayatını böyle cezbedici yapan? neden ''sıradan'' bir memurun hayatını yakından izlemek için meraklanıyoruz?

ana karakter kenan, annesini çocukken kanserden kaybetmiş, hasta babasına bakan, orta yaşlı, tavşancık gişesi'nde çalışan bir memur. işten eve - evden işe gittiği monoton hayatında, yakın olduğu bir arkadaşı ya da aşık olduğu biri yok. sağlıklı sosyal ilişkilere sahip değil, ailenin ne olduğunu bilmediğinden belki de. arada üç beş kelime muhabbet ettiği bir arkadaşı var, ama o kadar. soğuk, iş arkadaşlarına selamı bile zor veren biri, kenan. kalabalıklara girip çıkıyor; ama ne insanların onu fark ettiği var, ne de kenan'ın insanları. hayalet misali yaşamını devam ettiriyor. bir gün denetime gelen müdürü, kenan'ın tuhaf davranışlarını görünce -kendince iyilik de yaparak- tavşancık kadar işlek olmayan afar gişesi'ne tayin ediyor. afar'da, ıssızlığın ortasında kenan'ın hayatı patlak vermeye başlıyor.


aşina olunan bir mesleğe yeniden bakış karaçelik'in yazıp yönettiği gişe memuru filmi. gişe memurluğunun, kenan'ın karakteriyle nasıl harmanlandığına tanık oluyoruz. kenan, tavşancık'ta insanlarla oldukça iletişim halindeyken afar gişesinde kendisiyle baş başa kalma imkanına buluyor. afar'da, toplumdan soyutlanmış bir halde, "tek başına"lığında mesleğini icra ediyor kenan. gündüz düşlerine dalarak müşterilerinden bilet kesiyor. yarı gerçeklikte yarı hayallerde kendini var eden bir adam. çocukluk anılarını kafasından atamıyor; annesini küçükken kaybeden memurumuzun, babasına olan öfkesi büyümesine rağmen dinmemiş. kenan, yalnızca; arkadaşına, babasına olan kızgınlığını anlatırken sesli konuşmaya başlıyor mesela. sadece çocukluğunda değil, yetişkinliğinde de babasının boyunduruğu, baskısı altında yaşam süren bir adam. dominant babası yüzünden ''birey'' olmayı başaramamış gişe memurunun içinde var olan potansiyeli babası söndürüyor. kendi kararlarını alamıyor, işine geç kaldığında bile müdüründen önce babasından gelen bir azar var. aslında gayet çalışkan bir memur; ama babası tarafından ''tembel'' olarak yaftalanıyor. baskın babasının ve anne figürünün eksikliğinin de etkisiyle kenan, sosyal olarak problemli, kendini ifade etmeye vakit bulamayan bir yetişkine, çocukluğunu yaşayamamış bir memura dönüşmüş.

sosyal olarak gelişmemiş olan kenan'ın, afar'da çok daha az insanla iletişim halinde olması, müdürünün düşündüğünün aksine, memurun problemlerinin artmasına olanak sağlıyor. eskisinden de tuhaf bir hale bürünüyor. moby dick'te okyanusun sessizliğinde ''yabanileşen'', intikam ateşiyle yanıp tutuşan ahab gibi, afar'ın sessizliğinde boğulacak hale geliyor. ortamın durgunluğunu, ara sıra kuledeki megafondan bağırarak bozan garip bir cemil var; ama kenan'ın adını bile bilmiyor. ona kalsa, gişe memurunun adı "kemal."

''cemil biraz gariptir. sen ona takılma. huyu öyle.''


kenan'ın suratında her zaman işinin yalnızlığına uygun bir donukluk var, iş arkadaşlarının yanında ya da babasıyla otururken... bukowski'nin deyimiyle ''donuk adam hastalığından'' muzdarip kenan:

''yunanlılar bilirlerdi bu hastalığı, insan bu hastalığa herhangi bir yaşta yakalanabilir; ama en tehlikeli yaş kırk sonları, elli gibidir. hareketsizlik olarak tanımlayabilirim bu hastalığı- eylem eksikliği, umursamazlık ve meraksızlık; donuk adam duruşu olarak adlandırıyorum ben bu hastalığı, duruş sayılmaz aslında ama böyle adlandırırsak elimizdeki cesede biraz daha mizahla yaklaşabiliriz, yoksa afakanlar basacak.'' [1]

bahsettiğimiz donukluk, kenan ''beyaz arabası'' ile geçen kadını (nur fettahoğlu) görünce kaybolmaya başlıyor hafiften. aşık olmaya başlayınca saçlarını taramaya, aynalara bakmaya başlıyor; gişesinde sevmek zamanı izleyen ''romantik'' memurumuz. arada üç beş kelime konuştuğu arkadaşına bile beyaz arabalı prensesten bahsediyor. tolga karaçelik, izleyiciyi meraklandırıyor, "acaba kenan ''donuk adam hastalığından'' kurtulabilir mi?""uzun zaman sonra ilk defa heyecanlanmasını sağlayan bu kadın, acaba sevgisizliğine ilaç olabilecek mi?" diye. kenan, başak tarlasında uzandığını düşünüyor aşığıyla, şövalyelere olan tutkunluğunu anlatıyor; annesi ve babasıyla geçirdiği o sapsarı günden bahsediyor. kenan'ı gerçek manada tanımamız aşık olduğu kadınla düşlediği sohbetinde oluyor. yüzünün farkına varıyoruz kenan'ın, sessizliği bozuluyor artık. görünmez adam olmaktan kurtuluyor.

(sevmek zamanı, 1965 - yön. metin erksan)

gişe memuru'nun müziklerini yapan cem adıyaman sayesinde, kenan'ı anlamakta zorluk çekmiyoruz. burnumuza egzoz dumanları gelmeye başlıyor, kenan'ın anksiyetisine biz de kapılıyoruz. sahnelerle uyum içerisinde ilerliyor müzik.

karaçelik'in filmine yazgı ve anayurt oteli'nin karışımı olarak da bakılabilir. kenan, yazgı'nın 'benim için fark etmez'' cümlesini dilinden düşürmeyen musa'sına da benziyor; anayurt oteli'nin şehvet düşkünü zebercet'ine de. üç karakter de toplumun kalabalıklarından ayrışarak ötekileşmiştir. üç karakter de ''sıradan'' hayatlara sahip. gösterişli yaşamları olmayan; ortalama hayatlar süren, ''ortalama'' insanlar. uçlarda yaşamıyorlar, olağanüstü yaşamları yok. her şey çok sakin gözüküyor üçünün yaşamında da; ama görünüşe aldanmamak lazım. sinema aracılığıyla, belki de ilk kez, o tanıdık suratları sorgulamaya başlıyoruz. kendisine ve çevresine yabancılaşan insanı tanımak açısından, gişe memuru önem arz ediyor.

''o gün orada şövalyeler vardı.''

alıntılar:
1. bukowski, ''pis moruğun notları'', parantez yayınları, sayfa 165.


Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,20,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,8,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,52,duyuru,2,elbi pekcan,3,ethan hawke,1,fanzin,11,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,filmekimi 2018,15,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,83,ilginç,6,inceleme,147,irem turhan,9,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,81,nisan altın,56,noviseçki,15,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,röportaj,1,seda bayram,19,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: gişe memuru: gişesinde sevmek zamanı izleyen bir memur
gişe memuru: gişesinde sevmek zamanı izleyen bir memur
https://3.bp.blogspot.com/-r2Fiu-qVW3c/WT1vo_GF8KI/AAAAAAAAB3Y/MFUCAQ4gugoey51OwgTcUcGv92nhvq8mACLcB/s320/kapak.jpg
https://3.bp.blogspot.com/-r2Fiu-qVW3c/WT1vo_GF8KI/AAAAAAAAB3Y/MFUCAQ4gugoey51OwgTcUcGv92nhvq8mACLcB/s72-c/kapak.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/06/gise-memuru-gisesinde-sevmek-zaman.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/06/gise-memuru-gisesinde-sevmek-zaman.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy