kendi gençliğinde bir turist: t2 trainspotting

genellikle devam filmleri, 80'li ve 90'lı yıllarda büyük ses getirmiş filmlerin kolayca para kazanmak uğruna diriltilmesinden ibarettir - izleyiciler sinemalara akın ederler, beklediklerini bulamazlar ve kısa zamanda böyle bir filmin varlığını bile unuturlar veya unutmak isterler.

ancak t2 trainspotting, hem kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilen hem de 1996 tarihli orijinal trainspotting'i tamamlayan ve güçlendiren bir devam filmi. elbette, filmin başarısının altında yatan birçok neden var.


bunlardan ilki, 20 yıl aradan sonra orijinal kadronun bir araya gelmesi. yani, iyileşmiş ama yine de hayatından memnun olmayan mark rolünde ewan mcgregor; mark'ın ihaneti karşısında çılgına dönmüş ve para kazanmak için çirkin planlara başvuran simon (sickboy) rolünde jonny lee miller; hala bir eroinman olan ancak film ilerledikçe yaratıcı yönünü keşfettiğimiz spud rolünde ewen bremner ve mark'ın ihanetinin hapishaneye sürüklediği franco (begbie) rolünde ise robert carlyle ile tamamlanan mahşerin dört atlısını tekrar bir arada görüyoruz. oyuncuların geri dönüşü kadar önemli olan bir diğer nokta ise, kameranın arkasında olan, göremediğimiz ekibin de 20 yıl aradan sonra tekrar bir araya gelmiş olması. danny boyle'un aklında her zaman, gözdesi olan trainspotting'in devamını getirmek vardı ve bunun için ilk filmi mezarını derin kaz'dan bu yana birlikte çalıştığı senarist john hodge'un da aklını çelerek yola çıktılar. böylece ortaya son derece eğlenceli bir film çıkarırlarken, 20'li yaşlarında bıraktığımız kahramanlarımızın orta yaşlı hallerini ve hayatla nasıl mücadele ettiklerini izleme şansını da bize sunmuş oldular.

bunun yanı sıra, orijinal ekipte birkaç değişiklik de mevcut. örneğin; orijinal filmin görüntü yönetmeni olan brian tufano'nun yerini anthony dod mantle ve kurgucusu olan masahiro hirakubo'nun yerini de jon harris aldı. mantle filmin görselliğinde harikalar yaratırken, jon harris de başarılı bir kurguya imza atıyor. böylece, danny boyle'un gözetiminde hem modern hem de damarlarında ilk filmle aynı kanı taşıyan bir devam filmi ortaya çıkmış oluyor.


nostalji, bu filmin temasını oluştursa da izleyici çekecek bir çıkar aracı olarak kullanılmaktan çok uzak. artık 40'lı yaşlarında olan eski uyuşturucu bağımlıları, geçmişe daha ölçülü bir şekilde yaklaşıyorlar. dünden bugüne neyin ne kadar değiştiği ise akıllıca ufak detaylarda ve filmin tamamına yayılarak veriliyor. filmin başından itibaren, ilk filme olan göndermeler açıkça görülebiliyor. ancak, bu göndermeler tatlı bir nostalji rüzgarı estirmiyor. aksine, bizde daha uzak ve soğuk bir his uyandırıyor. simon'ın da dediği gibi, "nostalji, onları kendi gençliklerinde bir turist" haline getiriyor. geçmişin romantize edilmesini kabul etmeyen t2 trainspotting, yüzünü daha ileriye dönerek kahramanlarımızın bugünkü hallerine ve yaşamlarına bir ziyarette bulunuyor.


yine de, belirttiğim gibi ilk filme birçok gönderme var. hatta, ilk filmden birçok eski görüntüye de yer veriliyor. bu gönderme ve geçmişe dönüşler, hem izleyiciyi şaşırtıyor hem de geçen uzun 20 yılı vurguluyor. filmin ilk sahnesi, doğrudan bir göndermeyle başlıyor - mark'ı bir spor salonunda koşarken görüyoruz. tabii mark oldukça değişmiş; saçları artık 3 numara değil, hatta epey uzun; eskisi gibi zayıf değil, oldukça sağlıklı görünüyor. ve en önemlisi artık toplumdan topuk, asi bir genç olduğu için değil; sistemin bir parçası, topluma uyan bir vatandaş olduğu için koşuyor. ve ilk filmin başında mark'tan dinlediğimiz "hayatı seç" monoloğunu ancak filmin ikinci yarısında duyuyoruz. ilk filmdeki monolog, genç mark'ın asi, nihilist yaklaşımını gözler önüne sererken, güncellenmiş versiyonu ise 20 yılda mark'ın ne kadar olgunlaştığını; hayata karşı olan pişmanlık dolu yaklaşımını bizlere gösteriyor. bunun gibi birçok gönderme ve geçmişe dönüş film boyunca devam ediyor. ancak, mark'ın eski evine ve odasına döndüğü son sahne oldukça etkileyici. bilgisayar efektiyle sonsuzluğa uzatılan oda ile mark gibi, arkadaşları gibi insanlar için hayatın aslında upuzun bir tünelden ibaret olduğu anlatılmak isteniyor sanki.


filmin başarısının bir diğer nedeni de; trainspotting adeta kana karışan eroin gibi hızlıca ilerlerken, t2 trainspotting'in de bu coşkulu anlatıma kaldığı yerden devam etmesi. daha büyük bir bütçeyle ve günümüz teknolojisiyle çekilen t2 trainspotting'de, danny boyle bu teknolojiden çokça faydalanıyor. daha adrenalinli ve baş döndürücü kareler için droneları, bolca cgi'ı ve gece sahneleri için dijital ışıklandırmayı kullanarak filmi oldukça hareketli bir hale getiriyor. tabii ki, teknoloji filmin tekniğine olduğu kadar anlatımına da yansıyor. örneğin; mark, yeni "hayatı seç" monoloğunda instagram ve facebook gibi sosyal mecralara yer vermekten geri durmuyor. ya da filmin birçok yerinde kahramanlarımızın snapchat'e benzer bir uygulamada komik filtreler kullandıklarını görebiliyoruz. bu gibi detaylar filmi daha da modernleştiriyor ve çağımızın oldukça eleştirel ve sanatsal bir biçimde aktarılması görevini üstleniyorlar.


son olarak, nasıl ki ilk filmin kalbinde eroin değil de arkadaşlık teması varsa, t2 trainspotting'in kalbinde de aynı tema yatıyor. hatta, ilk filme kıyasla daha da belirgin olduğunu söylemek mümkün. 40'lı yaşlarını yaşayanlar için arkadaşlık, 20'li yaşlarındakiler için olduğundan daha önemli. çünkü, bu insanlar artık büyüyecekleri kadar büyümüş, değişebilecekleri kadar değişmişlerdir ve onlar için hayat daha streslidir. bu yüzden, etrafında arkadaşlarının olması, daha iyi hissedebilmelerine yardımcı olur. kahramanlarımız için de durum tam olarak böyle. dahası, arkadaşlar kimi zaman onlar için gerçek manasıyla birer "hayat kurtarıcı" rolündeler.

filmin açılış jeneriğinde, tommy (kevin mckidd) dahil olmak üzere hepsinin çocukluk görüntüleri veriliyor. onlar hep birlikte futbol oynarlarken, biz de nasıl ve ne kadar uzun bir süredir arkadaş olduklarını görüyoruz. t2 trainspotting, bir devam filmi olduğu için bunca yıldan sonra dörtlüyü tekrar bir araya getirmenin yollarını da bulmak zorunda - bunu da hepsini mark'ın ihanetiyle, kinleriyle, ettikleri kavgalarla ve kendilerine olan öfkeleriyle yüzleştirerek yapıyor.


her ne kadar spud, simon ve mark bunları bir şekilde kabullenerek arkadaşlıklarına devam etseler de begbie kontrol edilemez öfkesiyle grubun kötü adamı oluyor. begbie'nin öfkesini anlamak mümkün, çünkü mark'a olan düşmanlığı yüzünden bir adam öldürerek hapse girmiş. 20 yılını parmaklıkların arkasında geçiren bir adamın öfkesinin bir anda geçmesini, her şeyi geride bırakmasını beklemek bir hata olurdu zaten. yine de, gruptan tamamen dışlanması gibi bir durum söz konusu olmuyor. böylece film, arkadaşlığın olumlu yanları kadar bazı arkadaşlıkların ne kadar sorunlu olabileceğini de ele alıyor.

t2 trainspotting, içinde yaşadığımız zamanların ruhunu, trainspotting'in 90'ları içine hapsettiği gibi hapsedebilecek mi? bunu yalnız zaman gösterebilir. ancak umuyoruz ki, zamanla hak ettiği takdiri fazlasıyla alacak. çünkü t2 trainspotting, modern kültürle ilgili yapılmış en etkileyici ve kapsamlı filmlerden biri. bu nedenle, 20 yıl önceki trainspotting'in başarılı bir devamı olmasının yanı sıra, bu kültürün içinde yaşayan ve bu kültürle yetişen izleyicilerin kendilerini bulmalarını da sağlayan bir film.


Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,5,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,35,duyuru,2,ethan hawke,1,fanzin,7,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,75,ilginç,6,inceleme,116,irem turhan,8,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,72,nisan altın,51,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: kendi gençliğinde bir turist: t2 trainspotting
kendi gençliğinde bir turist: t2 trainspotting
https://3.bp.blogspot.com/-bHkyRMiWXbs/WRXWWldrT7I/AAAAAAAABs4/7iIYPyVtOZAblK0eYbfIjc5jR_87oc3oACLcB/s320/kapak.jpg
https://3.bp.blogspot.com/-bHkyRMiWXbs/WRXWWldrT7I/AAAAAAAABs4/7iIYPyVtOZAblK0eYbfIjc5jR_87oc3oACLcB/s72-c/kapak.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/05/kendi-gencliginde-bir-turist-t2.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/05/kendi-gencliginde-bir-turist-t2.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy