hafta sonu izleyebileceğiniz 5 güzel film!


sizin için, hafta sonunuzu izleyerek geçirebileceğiniz 5 tane film seçtim. umarım beğenirsiniz, iyi seyirler...

1. vampirler havana'da (vampiros en la habana) 



yönetmen: juan padron

ülke: küba yapım yılı: 1985 süresi: 69 dk.

ünlü kübalı karikatürist ve yönetmen juan padron'un ikinci uzun metrajlı animasyonu vampirler havana'da, castro öncesi küba'da geçen oldukça eğlenceli bir film. 
bir gece kulübünde pepito takma adıyla trompet çalan joseph, vampir olduğunun farkında değildir. çünkü amcası, vampirleri güneş ışığına karşı dayanıklı kılacak bir formül bulmaya çalışan bilim adamı werner amadeus von dracula'dır ve yıllarca joseph'i bir deney faresi gibi kullanmıştır. von dracula, dünya üzerindeki iki büyük vampir topluluğundan biri olan düsseldorf'taki avrupalı vampir topluluğu'na bir formül bulduğunu ve tüm vampirlere bedava dağıtacağını söyleyince işler karışır. grup, bu formülün ticari potansiyelini görmüştür, "vampisol" adını koydukları bu ürünü satmadan önce güvenliğinden emin olmak için havana'ya uçarlar. ancak, o sırada küba'yı denetimi altında tutan chicago'lu vampir çetesi capa nostra'nın başındaki zalim johhny terrori'nin başka planları vardır ve vampisol'ün üretimini durdurmaya çalışacaktır. 
filmdeki siyasi göndermeler ise oldukça doğrudan. von dracula, vampirlerin yararına bulduğu bir şeyi onlara ücretsiz vermek isterken, amerikalı çete formülü tamamen ortadan kaldırmak istemektedir. öte yandan, avrupalı grup ise bu formül ile vampirleri sömürerek para kazanmayı amaçlamaktadır. ve bütün bu iktidar savaşı, uluslararası vampir radyosu tarafından tüm dünyaya duyurulmaktadır, ki bu da küba devrimi sırasında che guevera'nın kurduğu radio rebelde'yi hatırlatmaktadır.

2. tabu (tabu)


yönetmen: miguel gomes

oyuncular: teresa madruga, laura soveral, henrique espirito santo, ana moriera, carloto cotta

ülke: portekiz yapım yılı: 2012 süresi: 118 dk.

film, günümüz portekiz'inde ve 70'lerdeki sömürgeleştirilmiş afrika'da geçen iki; eğer kaybettiği sevgilisini unutmak için afrika'ya gelen ve kendini timsaha yem ederek intihar eden gezginin hikayesini de sayarsak üç bölümden oluşuyor. ilk bölüm, lizbon'da emekliliğini bakıcı santa (isabel munoz cardoso) ile birlikte yaşlı ve akıl hastası komşusu aurora'ya (laura soveral) bakarak geçiren yarı zamanlı aktivist pilar (teresa madruga) ile başlıyor. aurora, son günlerini yaşamakta olan kumar bağımlısı, sorularının cevaplarını gördüğü rüyalarda arayan ve tamamen geçmişte yaşıyormuş gibi görünen bir kadın. bu nedenle pilar ve santa, aurora'nın geçmişinde neler yaşadığını öğrenmeye, bir iz bulmaya çalışıyor ve sonunda ventura adındaki adama ulaşıyorlar. ventura da (henrique espirito santo) hem onlara hem de bize aurora'yı anlatıyor. böylece filmin ikinci bölümüne, yani aurora'nın genç bir kadın olarak portekiz kolonisi mozambik'teki hikayesine geçiyoruz. bir evliliği olan hayat dolu ve güzel aurora ile ventura (gençliklerini ana moriera ve carloto cotta'nın oynadığı) arasındaki aşka tanık oluyoruz.
f.w. murnau'nun 1931 yılında çekmiş olduğu filmle aynı adı taşımasının yanı sıra, yer yer sydney pollack'ın 1985 tarihli benim afrika'm (out of africa) filmini de anımsatmasıyla miguel gomes'in klasik sinema hayranlığını gösterdiği söylenebilir. bu hayranlığı, filmin ilk bölümünü 35 mm, ikinci bölümünü 16 mm filmle çekmesi; ikinci bölümde konuşmaya yer vermeyerek bir "sessiz film hissi" yaratmaya çalışması gibi teknik detaylarda da görebiliyoruz. 

3. the cremator (spalovac mrtvol) 


yönetmen: juraj herz

oyuncular: rudolf hrusinsky, ilja pracha, milos vognic, zora bozinova

ülke: çekoslovakya yapım yılı: 1969 süresi: 95 dk. 

çek yeni dalgası'nın önemli isimlerinden biri olan juraj herz, ladislav fuks'un romanından uyarlanan filminde, alışılmadık bir konuyu yapaylıktan uzak, olağanüstü bir görsellikle ele alıyor. 1930'ların sonunda nazi işgali altındaki prag'da bir krematoryumun sahibi karl kopfrkingl (rudolf hrusinsky) özenli, titiz ve oldukça korkunç görünüşlü bir adamdır. kafası sürekli ölümle, ruhlarla ve cenaze töreni ritüelleriyle meşguldür. öyle ki, ölüleri yakma işleminde kullandığı aletlere karşı fiziksel bir yakınlık da duymaktadır. hikaye ilerledikçe yaptığı işleme karşı duyduğu saplantı giderek artar, yüceltici ve arındırıcı bir eylem yaptığına giderek inanmaya başlar. böylece, kendi hayal dünyasına ve deliliğe sürüklenir. kopfrkingl, bedenleri ateşte buharlaştırarak ruhları özgür kıldığı bir görevdedir artık. ikinci dünya savaşı öncesinde nazi partisi'nin propagandalarıyla birlikte kutuplaşan bir avrupa ortamında, kopfrkingl saf ırk ve damarlarında akan alman kanının miktarıyla kafayı bozar. nazi güçlerinin sınırda toplanmasıyla kopfrkingl'a "yüce görevini" hayal bile edebileceğinden çok daha büyük ölçekte insan üzerinde gerçekleştirme fırsatı sunulur. ancak, hayallerinin peşinden gitmeden önce son bir görev olarak bütün tanıdıklarını, arkadaşlarını ve ailesini yok edecektir. 
the cremator, abartılı bir şekilde nazi karşıtı mesajlarla doldurulmamış, daha çok etnik temizlik ve kitlesel sanrı gibi konularda alegorik bir anlatımı benimseyen bir film. 

4. baba ve oğul (ostatnia rodzina)


yönetmen: jan p. matuszynski

oyuncular: andrzej seweryn, dawid ogrodnik, aleksandra konieczna

ülke: polonya yapım yılı: 2016 süresi: 123 dk. 

20. yüzyılın önemli ressamlarından biri olmasına rağmen, zdzislaw beksinski adı polonya dışında pek de duyulmuş değil. hatta, yönetmen jan p. matuszynski de aynı şekilde çok bilinen bir yönetmen değil. yine de, polonya sinemasının genç isimlerinden biri ve baba ve oğul, sanat sineması takipçileri tarafından ikisinin de daha fazla tanınmasının önünü açacak bir film.
film beksinski'lerin, yani dünyaca ünlü sürrealist ressam zdzislaw (andrzej seweryn), cefakar karısı zofia (aleksandra konieczna) ve nevrotik oğulları tomasz (dawid ogrodnik) arasındaki kopmuş bağları ele alıyor. hayatının son 28 yılını izlediğimiz zdzislaw, alameti farikası olan fantazmagorik* resimlerinden önce birçok fotoğrafa imza atan sıradan bir aile babası. ancak, yönetmen matuszynski ve görüntü yönetmeni kacper fertacz, onun bu sürrealist tarzıyla benzeşen bir görsellik sunmamaya gayret ediyorlar. onun yerine, bir ailenin gündelik yaşantısını tarafsız bir gözlemle sunabilmek adına çoğunlukla geniş plana yer veriliyor.
filmin büyük çoğunluğunda, zdzislaw'ın her adımını, her saniyesini kaydettiği geniş arşivinden faydalanılmış. zdzislaw, öncelikle ufak bir ses kayıt cihazı ve fotoğraf makinesiyle hayatını kayıt altına alırken, parasını denkleştirdikten sonra bir kamera alıyor ve hayatının geri kalanında ondan hiç ayrılmıyor - karısının cenazesinde bile! 

(bkz. fantazmagori)


5. öldürme eylemi (the act of killing)


yönetmen: joshua oppenheimer

katılımcılar: anwar kongo, herman koto, sakhyan asmara, adi zulkadry

ülke: danimarka, norveç, ingiltere yapım yılı: 2012 süresi: 159 dk.

yönetmen joshua oppenheimer, 1965 yılında milyonlarca komünistin, sol görüşlünün ve çinlinin ölümünden sorumlu olanlarla, yani endonezyalı ölüm mangası üyeleriyle bir belgesel gerçekleştirdi. ancak, onlarla basitçe röportaj yapmıyor. bunun yerine, cinayetlerini canlandırmalarını, senaryolaştırmalarına ve bir film haline getirmelerine olanak sağlıyor. filmin adı da bu noktada birden fazla anlamı çağrıştırmasına neden oluyor. yani, hem oppenheimer'ın onlardan cinayetlerini birer filmmiş gibi canlandırmalarını istemesine hem de ölüm mangası üyelerinin o zamanlarda yaptıklarının korkunçluğundan uzaklaşmak için kendilerini bir filmin içindeymiş gibi hayal ettiklerine işaret ediyor.  içlerinden bir tanesi, anwar kongo sıradan bir endonezyalı gibi görünüyor, yanınızdan geçip giderken belki fark etmeyeceğiniz bir adam. ancak, geçmişteki lakabı "jagal" (kasap) ve tercih ettiği cinayet yönteminin telle boğma olduğunu, bu şekilde bine yakın insanı öldürdüğünü rahatlıkla anlatabiliyor. 
oppenheimer'ın belgesele başlamadan önceki amacı ölüm mangasından sağ kurtulabilenlerle röportajlar gerçekleştirmek olsa da, insanların korktuğunu ve konuşmak istemediğini görüyor. bu nedenle, objektifini kurbana değil, katile çevirmek zorunda kalıyor. filmde yer alan her üye, geçmişte yaptıklarıyla az da olsa gurur duyuyorlar. ancak, örneğin congo geçmişte yaptıkları nedeniyle kabuslar görürken, bir başka arkadaşı yaptıklarından hiç pişmanlık duymuyor. yaptıklarının acımasızca olduğunu kabul etse bile, ceza almadan kurtulduğuna ve cinayetlerinin yanına kaldığına seviniyor. filmin çekimleri tamamlandıktan sonra, oppenheimer onları son bir kez kendileriyle yüzleştirmek adına filmi izletiyor. congo, kendini izledikten sonra o insanları telle nasıl boğdunu keyifle anlattığı için üzülmek, pişman olmak yerine "keşke beyaz pantolon giymeseydim" diyor ve daha genç görünmek için saçını boyatmaya karar veriyor. 
Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,20,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,8,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,52,duyuru,2,elbi pekcan,3,ethan hawke,1,fanzin,11,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,filmekimi 2018,15,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,83,ilginç,6,inceleme,147,irem turhan,9,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,81,nisan altın,56,noviseçki,15,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,röportaj,1,seda bayram,19,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: hafta sonu izleyebileceğiniz 5 güzel film!
hafta sonu izleyebileceğiniz 5 güzel film!
https://3.bp.blogspot.com/-GM-NieZgs3k/WLxHWWrzhZI/AAAAAAAABXg/Usy48EB7vf4Tmvao7ol_ZexdGivpVtSAgCEw/s400/theactofkilling.jpg
https://3.bp.blogspot.com/-GM-NieZgs3k/WLxHWWrzhZI/AAAAAAAABXg/Usy48EB7vf4Tmvao7ol_ZexdGivpVtSAgCEw/s72-c/theactofkilling.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2017/03/hafta-sonu-izleyebileceginiz-5-film_5.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2017/03/hafta-sonu-izleyebileceginiz-5-film_5.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy