“ey, mavi gel içeri!”: derek jarman ve mavi

alameti farikası, filmlerinde incelikle işlenmiş bir görsellik sunması olan yönetmen derek jarman, aids nedeniyle görme yetisini büyük ölçüde kaybetmişti. ama o, bu trajik duruma boyun eğmek yerine sinema tarihinin en farklı filmini oluşturmak için işe koyuldu. gözleri görmese de, son filmi mavi’yi oluştururken ne yaptığını gayet iyi biliyordu. bütün dünyayı “mavi bir perdenin arkasından” seyretmeye başlayan jarman, 90'larda büyük bir tehlike oluşturan aids’i ve bu dönemde eşcinsellerin tamamen görmezden gelinişini mavi bir perdeden anlatacaktı.

mavi, belki de sinema tarihi boyunca, hiçbir görsel değişikliğe sahip olmayan tek film. 79 dakika boyunca birçok farklı konu yalnızca ses aracılığıyla anlatılıyor. görsel olarak ise, yalnızca boş mavi bir ekran veriliyor. görüntüden çok sese vurgu yapan bir film olması nedeniyle, filmin müziklerini yapan simon fisher-turner’ın film üzerindeki etkisini de göz önünde bulundurmamız gerekiyor.
yönetmenin diğer filmleriyle - özellikle anakronistik jubilee ve edward ii; acımasız ama bir o kadar da güzel görüntüleriyle ingiltere’nin sonu (the last of england) ve vücutla ışığın ilişkisini yansıtan homoerotik caravaggio ve sebastiane ile - karşılaştırıldığında birçok film izleyicisi için izlemesi zor bir film olabilir. jarman, mavi’de görsel olarak bir tekdüzelik sunduğundan bir süreden sonra can sıkıntısı bu deneyimin bir parçası olarak ortaya çıkıyor. yine de, bu filmi izlemek ve sevmek sinemaya karşı gelmek anlamına değil; onu keşfetmek ve onunla yeniden yüzleşmek anlamına geliyor.


mavi’yi ilk olarak 2013 yılında seyrettim. derek jarman sinemasına hayran biri olsam da ne bekleyeceğimi bilmiyordum ve epey heyecanlıydım. filmi başlattım, siyah ekran üzerinde mavi renkle yazılmış isimler geçmeye başladı. arkadan usulca çan sesleri geliyordu. filmin adı siyah arkaplanın üzerinde titreyerek göründü ve sonunda mavi renk ekranı tamamen ele geçirdi. arkadaki çan sesleri durdu ve nigel terry anlatmaya başladı: 

“çocuğa aç gözlerini dersin,
gözlerini açınca ve ışığı görünce bağırtırsın. 
dersin ki:
ey, mavi çık dışarı,
ey, mavi doğ,
ey, mavi yüksel,
ey, mavi gel içeri!”

mavi renk, kalan 75 dakika boyunca restoranların, sokakların, evlerin, muayenehanelerin seslerine; jarman’ın insanların endişelerinden yorulduğunu söylemesine, iliklerine kadar onu saran bu hastalık üzerine düşüncelerine, aids’in tehlikelerinden çok onu kontrol altına almak için denenen ilaçların korkutuculuğunu anlatmasına; ihtişamlı, saygısız ve yer yer absürt bir biçimde beyan ettiği duygularına ve simon fisher-turner’ın müziğine sızmaya devam etti.

ekrandaki mavi çok parlaktı, gözlerimi ondan koruma ihtiyacı hissettim. gözlerimi kapattım, ama maviden kaçamıyordum. birkaç saniyeliğine gözlerim kapalı filmi “seyretmeye” devam ettim. ekrana bakmaya ihtiyaç duymuyordum - tek ihtiyacım, anlatılanları ve müziği dinlemekti. mavi, boğucuydu ve bir virüs gibi insanı sarıyordu. buna rağmen, ilk şaşkınlığım geçince gözlerimi açtım. işte o an, ekranda duran muhteşem mavi renk karşısında bakakaldım. 

yine de, mavinin çarpıcılığı ya da insanda uyandırdığı o tuhaf duygunun yerini, bir süre sonra bitmek bilmeyen mavinin sıkıcılığı aldı. anlatılanlar sürekli değişiyordu, ama ona paralel bir görüntü değişikliği yoktu. bu nedenle, baştaki o eşsiz deneyim bir süre sonra göz yorucu hale geldi. başka bir şeye bakmak ihtiyacı duyuyordum, gözlerim odada şöyle bir gezindi. mavinin her yeri kapladığını gördüm. duvarlar, koltuklar, bütün eşyalar ve hatta ben tamamen maviye boyanmıştık. elimi şöyle bir uzattığımda sanki o maviye dokunacak gibiydim. maviyi hissedebiliyordum ve artık mavinin bir parçası olmuştum.


mavi’yi ilk izleme deneyimimi anlatmamın sebebi, mavi filminin bir şeyler sunmama gayretinin getirdiği temsil kısıtlılığının izleyicide nasıl bir etki yarattığına dair bir bakış sunmaya çalışıyor oluşum. filmin yarattığı duyu ikiliği, var olanı yepyeni mavi ortamında farklı bir şekilde görmeye itiyor. bunun da ötesinde, filmin hiv tedavisi gören bir adamın günlük yaşantısına dair hiçbir görüntü vermeden, anlatısını tamamen ses odaklı kurması izleyicinin karakterin zihnine daha çok girebilmesine olanak tanıyor. yani, ekranda verilen görüntünün kısıtlaması olmayınca izleyici kendi hayal gücüne başvurarak hikayeyi kendi kafasında bambaşka şekillerde oluşturabiliyor. 

duygusal anlatılar veya yönetmenin kendi hayatına dair cesurca ifade ettiği şeyler olmasına rağmen, mavi’nin pathosu* tamamen içeriksel değil. simon fisher-turner’ın müziği de filmi anlatısallıktan uzak bir şekilde çevreleyerek, karakterin (ki bu karakter, derek jarman’ın ta kendisi) zihnindekileri anlayabilmemize olanak sağlıyor.  

jarman’ın bu filmi, bir “veda mektubu” olarak da ele alınabilir - jarman filmde, hiv yüzünden ölecek insanlar adına bir şeyler söylemiyor. sadece duygularını ve düşüncelerini dile getiriyor. ya da belki örtük bir şekilde arkasında bırakacağı sevdikleri için bir mesaj veriyor. bütün bunlara rağmen, mavi basit bir ağıt olamayacak kadar yaşam dolu, açık saçık, hazza düşkün ve oldukça kişisel bir film.




(bkz. pathos)
Ad

!f 2017,7,!f 2018,14,akademi ödülleri,1,analiz,19,anthony hopkins,1,belgesel,2,berkay kılıç,7,burak aras,4,christian bale,1,david lynch,1,doğa bekiroğlu,46,duyuru,2,elbi pekcan,2,ethan hawke,1,fanzin,10,festival,6,filmekimi 2016,3,filmekimi 2017,7,golden globe,1,guillermo del toro,1,haber,82,ilginç,6,inceleme,131,irem turhan,9,istanbul film festivali,1,javier bardem,1,jennifer lawrence,1,jodie foster,1,kevin spacey,1,kısa film,4,kuzuların sessizliği,1,mark wahlberg,1,mother!,1,murder on the orient express,1,naz ekmekçi,75,nisan altın,55,noviseçki,14,oscar,2,ödül,13,quentin tarantino,1,röportaj,1,seda bayram,16,sundance,2,the shape of water,1,the silence of the lambs,1,video,2,walter lassally,1,yeşilçam,1,zorba the greek,1,
ltr
item
novicinema - bağımsız sinema platformu: “ey, mavi gel içeri!”: derek jarman ve mavi
“ey, mavi gel içeri!”: derek jarman ve mavi
https://4.bp.blogspot.com/-bgTXtXhGkcc/WKIpRb3SOtI/AAAAAAAAAbQ/MelqGo3ressZCs1ooPiE83gIGfMD3TKYACLcB/s640/ba%25C5%259F%2Bfoto%25C4%259Fraf.jpg
https://4.bp.blogspot.com/-bgTXtXhGkcc/WKIpRb3SOtI/AAAAAAAAAbQ/MelqGo3ressZCs1ooPiE83gIGfMD3TKYACLcB/s72-c/ba%25C5%259F%2Bfoto%25C4%259Fraf.jpg
novicinema - bağımsız sinema platformu
http://www.novicinema.com/2016/12/ey-mavi-gel-iceri-derek-jarman-ve-mavi.html
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/
http://www.novicinema.com/2016/12/ey-mavi-gel-iceri-derek-jarman-ve-mavi.html
true
3808060751201340864
UTF-8
tüm gönderiler yüklendi üzgünüz başka yazı bulunamadı. HEPSİ tamamını oku Reply Cancel reply sil yazan: anasayfa SAYFALAR YAZILAR hepsini göster İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR tüm yazılar ARŞİV ARA TÜM YAZILAR eşleşen sonuç bulunamadı. > anasayfa pazar pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar pzrtesi salı çarş perş cuma cmrtesi ocak şubat mart nisan mayıs haziran temmuz ağustos eylül ekim kasım aralık ocak şubat mart nisan mayıs mayıs haz ağust eylül ekim kasım aralık şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago haftalar önce takipçiler takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy